Yeter ki Müzik Olsun
  • Seninle Üç Dakika
  • _Giriş
  • _1975
  • _1976
  • _1977
  • _1978
  • _1979
  • _1980
  • _1981
  • Röportajlar
  • Konser Yazıları
  • _2019 Konserleri
  • _2018 Konserleri
  • _2017 Konserleri
  • _2015 Konserleri
  • _2016 Konserleri
  • _2014 Konserleri
  • Günün Şarkısı
  • Albüm / Şarkı Eleştirileri
  • Güncel
  • Yıldızlar
  • Klasikler
  • Ses Dergisi
  • Günlükler
  • _Eurovision 2011 Günlüğü
  • _Eurovision 2010 Günlüğü
  • _Nasıl TV Programı Yaptık?

Sertab Erener – “Vurulduk”


21 Mayıs 1994 sabahı güne şoke edici bir haberler uyandık. Uzay Heparı bir gece önce motorsikleti ile kaza yapmış, hastaneye kaldırılmıştı. Durumu ağırdı. Etiler Koç köprüsünde duran bir arabaya çarpmıştı Uzay. Başında kask yoktu ve boynu kırılmıştı. Duran arabanın sürücüsü Demet Akbağ idi. Ne acıdır ki arabası köprünün ortasında arızalanıp durduğu o an olmuştu kaza. Bir anda, ne olduğunu bile anlayamadan…


Uzay Hepari hastanede verdiği yaşam mücadelesini 31 Mayıs 1994 günü kaybetti. Henüz sadece 25 yaşındaydı. Kısacık yaşamına kocaman bir müzik kariyeri sığdırmış, ülke pop müziğinin önemli besteci ve aranjörlerinden biri haline gelmişti. Sezen Aksu’nun Onno Tunç’la ayrılığı sonrası adeta Onno’nun eksikliğini aratmayacak işlere imza atıyordu Sezen ve Uzay. Sertab Erener’in, Levent Yüksel’in ilk albümleri, Aşkın Nur Yengi’nin ikinci ve üçüncü albümleri, Sezen Aksu’nun “Deli Kızın Türküsü”, Nükhet Duru’nun ’94 albümleri… Hepsinde Uzay’ın besteleri, düzenlemeleri vardı.


O günlerde ise Demet Sağıroğlu’nun ilk albümü “Kınalı Bebek” için çalışıyordu. 6 aylık evliydi ve eşi Zeynep Tunuslu hamileydi. Ne tuhaftır ki 7 ay kadar sonra dünyaya gelecek ve adı Uzay Kanat konulacak oğlu, tıpkı o şarkıdaki gibi “yüreği doğuştan yaralı” gelecekti dünyaya.  


Uzay’dan geriye imza attığı albümler, şarkıları kaldı… Bugün onun ölüm yıldönümü. Onu Sertab Erener’in 1992 yılında Tempa Müzik etiketiyle yayımlanmış ilk albümü “Sakin Ol”da yer alan bir bestesiyle anmak istedim. Sözleri Sezen Aksu tarafından yazılmış “Vurulduk”, bence Türk pop müziğinde yapılmış en güzel şarkılardan biri. Bestedeki senfonik hava, düzenlemenin incelikleri, Sertab’ın arkadaşındaki koronun vokal kompozisyonu bugün bile parmak ısırtacak güzellikte. Ruhu şâd olsun.

0
Share

Levent Yüksel – “Kırık Telli”


Çok ama pek çok sevdiğim erkek seslerinden biridir Levent Yüksel’in sesi. Dokunur bana, içimi acıtır ama bakarım sonra mutluluk da vermiş, gözümü gönlümü açmış. Değişiktir, enteresandır, kendine hastır, özeldir. Özeldir de… İşte onca şahane şarkı, şahane albümden sonra Levent Yüksel’in bugünlere yeni yeni şarkılar, albümlerle gelememesi de az can sıkıcı değildir.


“Kırık Telli”, kıyıda köşede kalmış, pek de kadri kıymeti bilinmemiş bir Levent Yüksel şarkısı. 2004 yılında yayımlanmış “Uslanmadım” albümünde yer alan şarkının söz ve müziği Sezen Aksu’ya ait, düzenlemesi ise Erdem Yörük imzasını taşıyor. İlginçtir ki şarkıyı o gün bugün Levent Yüksel’den başka söyleyen olmadı.


Sezen Aksu şarkı sözlerinden bir beşli liste yap deseler, ilk beşe koyacağım şarkı sözlerinden biri mutlaka “Kırık Telli” olurdu. Sezen’in halk ozanlarından, şairlerden el almış bir şarkı yazarı olduğunu tescilleyen şarkı sözlerinden, bestelerinden biri çünkü “Kırık Telli”.


Bu albüme yıllar sonra yeniden kulak kabartır, göz gezdirirken 2004 yılının üzerinden 15 yıl geçtiği gerçeğiyle yüzleşmek pek eğlenceli olmadı. Ne çare “Uslanmadım” dan bu yana Levent Yüksel şöyle dört başı mamur bir albüm yapmadı gitti. Bize de mecburen böyle eskileri kurcalamak düşüyor canımız Levent Yüksel dinlemek isteyince.       

0
Share

RockA – “Unutulur Her Şey”


Ankara kökenli bir grup olan RockA adını ilk kez 2012 yılında Tarkan’ın “Ölürüm Sana” şarkısına yaptığı “cover”ı ile duyurmuştu. O güne dek müziğini internet üzerinden servis eden ve aslında kendi şarkılarını da üreten grup, sonrasında 2 mini albüm ve 1 albümle yoluna devam etti. Yaklaşık 5 yıllık bir ara verdikten sonra ise (2015 yılında yayımlanan ve “demo” kayıtlardan oluşan albümü saymazsak) 2018 yılında “Sarılır Ay Geceye” adlı tekliyle tekrar dinleyici karşısına çıktı. RockA’nın yeni teklisi “Unutulur Her Şey”, geçtiğimiz günlerde Razaki Müzik ve RockA ortaklığı ile piyasaya sürüldü.


Şarkının söz ve müziği Halil Özüpek’e ait. Prodüktörlüğü de Özüpek üstlenmiş. Grubun bugünkü kadrosu Halil Özüpek’in yanı sıra Ömer Uyanık ve Uğur Utku Uslu’dan oluşuyor.


RockA beş yıllık aranın ve kadrodaki değişikliğin ardından yayımlanan “Sarılır Ay Geceye” teklisinde müziğinin değişimini de göstermişti aslında. “Unutulur Her Şey” de bu değişimin altını çiziyor. Temelinde “rock” tınıları olsa da elektronik müziğin daha fazla ön plana çıktığı bir şarkı bu. 


Bugün vardıkları yerde, RockA kulvarındaki müziğin güncel eğilimleri de göz önüne alındığında çok doğru bir yerden ses veren, üstelik beş yıl önceki işlerine oranla da çok daha profesyonel tınlayan “Unutulur Her Şey” grubun 2020’li yıllara giden yola çoktan girdiğini gösteriyor.

0
Share

Nilüfer – “Ağlıyorum Yine”  


1970 yılında yapılan Altın Ses yarışmasında henüz 15 yaşında olan ve İtalyan Lisesi ikinci sınıfında okuyan Nilüfer Yumlu adlı genç kız birinci olur. Yarışmanın jürisinde müzik prodüktörü Nino Varon da vardır. Nino bu çocuk denecek yaştaki genç kızdaki star ışığını oracıkta fark etmiştir. Nitekim kısa bir süre sonra Nilüfer, Nino Varon’un çalışmakta olduğu Odeon Plak ile sözleşme yapar.  


Tam da o sıralarda Gülgün Alanyalı adlı genç bir kadın Odeon Plak’ta çalışan bir başka prodüktöre, Antuan Şöriz’e şarkıları dinletip, plak yapmanın yollarını aramaktadır. Antuan Şöriz Gülgün Alanyalı’nın bestelerini beğenmez ama şarkı sözlerini çok beğenir ve onunla şarkı sözü yazarı olarak çalışmayı önerir. Gülgün mecburen gerçeği itiraf eder. Şarkı sözleri ona değil, Işık Lisesinde öğretmenlik yapan arkadaşı Çiğdem Talu’ya aittir.


Çiğdem Talu, arkadaşının aracılığıyla gelen teklifi düşünüp taşınıp kabul eder. Firmadan ona birkaç yabancı şarkı gönderirler ve Türkçe söz yazmasını isterler. Çiğdem’in sözlerini yazdığı ilk şarkıya “Neden?” adını verir. Şarkıyı Nilüfer seslendirir. Bu, Nilüfer’in de ilk plağı olacaktır.


Ne var ki sonradan fikir değiştirilir, “Neden” şarkısı bir süreliğine rafa kaldırılır ve Nilüfer’in 1972 yılında yayımlanan ilk 45’liğinde “Kalbim Bir Pusula” ve “Ağlıyorum Yine” adlı şarkılar yer alır. 


“Ağlıyorum Yine”, orijinali Mirelle Mathieu tarafından seslendirilen “Acropolis Adieu” adlı Fransızca bir şarkıdır ve sözleri Çiğdem Talu tarafından yazılmıştır. Öğretmen olmasından dolayı şarkı sözü yazarlığı yapmaktan tedirgin olan Çiğdem Talu’nun adı plakta sadece Çiğdem olarak yazılmıştır ve bu bir süre böyle devam edecektir.


Bugün Çiğdem Talu’nun ölüm yıldönümü. 28 Mayıs 1983’de hayata gözlerini yumduğunda henüz sadece 44 yaşındaydı. Yayımlanmış ilk şarkısıyla onu anmak istedim. Ruhu şâd olsun.

2
Share

Miya – “Bu Adam Sana Zor Gelecek”


2018’de 3 şarkılık “Hold Me Close”u piyasaya çıkaran Miya, 2019’u ise “Salute The Sun”la karşıladı. Ben bu dört şarkının her birine ayrı ayrı bayılsam da ne yalan söyleyeyim, bu defa sıranın bir Türkçe şarkıya gelmesine sevindim. Zira Miya’nın Türkçe şarkılardan oluşan ilk ve şimdilik tek albümünin tadı hâlâ damağımda.


Miya’nın yeni teklisi “Bu Adam Sana Zor Gelecek”, geçtiğimiz günlerde DayDreamer etiketiyle yayımlandı. Şarkının söz ve müziği Miya’ya ait, düzenleme ise Miya’nın bir yarısı olan Murat Matthew Erdem tarafından yapılmış.


“Bu Adam Sana Zor Gelecek” her şeyden önce nefis bir elektronik dans şarkısı. Bu türün Türkiye’deki popüler örneklerinden çok farklı üstelik. İçinden arabesk ezgiler de geçmiyor, kahırlı sözler de. Ritim kafanıza kafanıza vurmuyor, armoni ilkel durmuyor. Şarkının sözleri o kadar güzel yedirilmiş ki melodiye, İngilizce bir şarkı kadar akışkan geliyor kulağa ki sözler de hem eğlenceli hem de çok dişi.


Zaten bundan dolayı olsa gerek şarkının Gümüşlük’te “sıfır maliyetle” çekilmiş klibinde de “Gümüşlük kızları” ya da bir başka deyişle “köyün kızları” rol almış, kimliği gizlenerek kafasına kesekağıdı geçirilmiş erkek ise epeyce madara edilmiş (tırnak içindeki tabirler bizzat Miya’dan alıntılanmıştır.) Gümüşlük kızları ise hiç yabancı değil; Birce Akalay, Mine Söğüt, Jehan Barbur gibi tanıdık yüzler var mesela. Belli ki çok eğlenmişler klip çekilirken. Belli ki şarkının tadını da çıkarmışlar.


Bu aralar piyasaya sürülmüş birçok pop şarkısından çok daha yazlık bir şarkı bu. Keşke yaz boyu her yerde çalınsa, her yerde duysak.

0
Share

Selen Servi – “Dolunay Masamızda”


İki mini albüm ve bir tekliden oluşan albüm kariyerinde öyle kitlelere mâl olmuş, dilden dile dolaşmış bir şarkısı yoktur ama Selen Servi yıl boyu neredeyse hiç oturmaksızın sahne programları yapan sayılı şarkıcıdan biridir. Turizm sektöründen müziğe geç intikal etmiş ama açığı çabuk kapatmış, kısa sürede sahnesi sevilen, aranılan isimlerden biri olmuştur. Çünkü Selen Servi sahnesinde hem her türden şarkı söyleyebilen, repertuarı geniş, iyi bir şarkıcı, hem enerjisi yüksek bir kadın izlersiniz.


Bunları anlatma ihtiyacı hissediyorum çünkü memlekette şarkıcı çok ama gerçek sahne şarkıcısı o kadar da çok yok. O iş başka bir beceri, donanım ve yeterlilik istiyor.


Selen Servi en son 2015’de “Pardon Bakar mısınız?” adı verilmiş mini albümünü çıkarmıştı. Sapla samanın harman olduğu bu zamanda kimse Selen’e “Sen çok iyi şarkıcısın, gel sana albüm yapalım,” demiyor haliyle. O da sık aralıklarla olmasa da şartları zorlayarak albüm kariyerini sürdürmek için çaba harcıyor. Selen Servi’nin yeni teklisi “Dolunay Masamızda” geçtiğimiz günlerde Avrupa Müzik etiketiyle yayımlandı. Şarkının sözleri Selen Servi’ye ait, beste ve düzenleme ise Alp Yenier tarafından yapılmış.


Tam yazlık bir şarkı “Dolunay Masamızda”. Yazlık dediysem öyle “dım tıs dım tak”lardan değil. “Beach”lerin gürültüsünün bitip “club”ların gürültüsünün henüz başlamadığı, tuzlu bir yorgunluğun üzerinize çöktüğü o sakin, hafif esintili, deniz kokulu saatlerde kurulmuş yazlık masaların şarkısı. Buzlu kadehler tokuşturulup, yeşil erik dişleri kamaştırırken dolunayı misafir edebileceğiniz masaların… Şarkının sözleri zaten doğrudan o masalara götürürken sizi, inceden alaturka melodisi de muhabbetin demini arttırıyor.


Yakın dönemde imza attığı dizi müzikleriyle adından sıkça söz ettiren Alp Yenier hem besteci hem de aranjör olarak bir kez daha kendini gösterirken, Selen Servi de tertemiz ve abartıdan uzak şarkıcılığı ile şarkıyı taçlandırıyor.    

0
Share

Narda Afrika – “Küskün Yengeç”


Kendi adını taşıyan ilk albümünü 2014 yılında yayımlayan Narda Afrika, 2018 yılında Müslüm Gürses’in “Nilüfer” şarkısını yeniden kaydederek tekli olarak yayımlamıştı. Geçtiğimiz günlerde Arpej Yapım etiketiyle yayımlanan yeni Narda Afrika teklisi ise “Küskün Yengeç” adını taşıyor.


Barış Başarol, İlker Yüksel, Serkan Aksak ve Yasemin Kahvecioğlu'ndan kurulu Narda Afrika, “retro” tatlar barındıran, orijinal, esprili, oyuncaklı şarkılarıyla dikkat çekmiş bir grup. Söz ve müziği Barış Başarol’a ait, düzenlemesi Çağıl Eren Koç tarafından yapılmış “Küskün Yengeç” de aynı izlekte olmakla beraber grubun müziğinde bu defa daha farklı bir “sound” anlayışı kendini gösteriyor.


Çok sıcak bir melodisi var şarkının ve daha ilk notalarından itibaren dinleyeni kavrıyor. Siyah beyaz bir filmin bir gece kulübü sahnesinde bir örnek giyinmiş bir orkestra tarafından çalınıyor sanki. Öyle tınılar çalınıyor kulağınıza. Solist Barış Başarol’un sesi de çok yakışıyor o tınılara. Derken rüzgârda sahilden geçen küskün yengecin dramına ortak oluyorsunuz. İşte o noktada şarkı sözlerindeki “homour”’dan edebiyattan ve sırlı cümlelerden nasibini almak biraz çaba istiyor.


Narda Afrika bu şarkı da dâhi olmak üzere yıl sonuna kadar 4 tekli ile ilerleyip, sonrasında yeni albümünü yayımlamayı planlıyormuş. Her bir şarkısını merakla bekleyeceğim.

0
Share
YA SONRA DEMET?..


Demet Akalın onu yıllardır nasıl biliyorsak hâlâ öyle. Yine boş yapana postasını koyuyor, “geberesice” sevgilisinin ağzının üstüne bi’ vurası geliyor, “N’apalım len, ölelim mi?” diye soruyor, aşkından süründürüyor, sonra “Hadi bana eyvallah,” deyip gidiveriyor. E gezecek tabii, sevecek tabii, daha yeni başlıyor.


0
Share

Gülben Ergen – “Müsaadenle”


Tekli ilk servis edildiğinde kapak tasarımında da dijital platformlardaki bilgilerde de “Müsaadenle” kelimesi tek a ile yazılmıştı. Twitter’a, “Gülben Ergen’e 2 a ile yazıldığını kim söyleyecek?” diye yazdım. Döndü dolaştı, magazin sitelerine bile düştü. Büyütülecek bir mevzuu değildi ama en azından işe yaradı, yazım hatası her yerde düzeltildi.


Gülben Ergen’i “mention”layarak yazmayı özellikle tercih etmedim. Yazdığımı nasılsa görecekti ama “Kim söyleyecek?” diye sormam boşuna değildi. Bir ironi vardı orada. Anlayan anladı. Nitekim ironi yapmamın sebebi bu vesileyle bir kez daha doğrulanırken bir başka gerçek daha ayan beyan kendini gösterdi: Gülben Ergen’in hata yapmasını, en ufak bir hatasında onu yerden yere vurmayı bekleyen bir kitlenin varlığı. Ki bence benim ironimden daha fazla ciddiye alınacak bir mesele. Tüm bunların sebeplerini, neden böyle olduğunu ve bu durumun nasıl bertaraf edilebileceğini oturup yazacak olan ben değilim. Buna kafa yorması gereken Gülben Ergen’in bizzat kendisi.


Gelelim yeni şarkısına…

Geçtiğimiz günlerde DMC etiketiyle yayımlanan “Müsaadenle” sözleri Onur Mete ve Zuhal Karadeniz'e, müziği Onur Mete’ye ait bir şarkı. Düzenleme ise Taşkın Sabah tarafından yapılmış. Dramatik sözlerine karşın insanı boğmayan, iç karartmayan, ferah, sempatik bir şarkı “Müsaadenle”. Gülben Ergen’in ses aralığı ve şarkıcılık kapasitesi için de çok müsait, doğru bir şarkı olmuş ki Ergen’in kendine uygun şarkı seçimi konusunda büyük ölçüde başarılı olduğunu inkâr edemem. Bir de seçtiği şarkıyı kendi meşrebince bir görsel çalışmayla desteklemek konusunda da gayet akıllıca davranıp her şarkıda bir imaj (tabii Nihat Odabaşı desteğiyle) yaratıyor ki janrının gereklerini de böylece tamamlamış oluyor. Bu şarkının klibi de şarkıyı fazladan dinlettirebilecek kadar şaşaalı. 


Bu arada teklide meraklısı için şarkının bir de akustik versiyonu var, onu da söyleyeyim.    

0
Share

BİR DE FUNDA ARAR SÖYLERSE


(1 Ekim 2018 tarihinde Milliyet Sanat dergisi internet sitesinde yayımlanmıştır.)

Eskiden bu tarz albümlere “ara albüm” denilirdi. Şimdilerde ara albümler ana albüm oldu. Yeni şarkı üretmek ya da bulmak meselesi bir yana yeni şarkı sevdirmek de hiç kolay değil artık. Sevilen ve bilinen şarkılarla albüm yapmak hiç olmadığı kadar revaçta bu yüzden.


Funda Arar da bu modaya uydu ve eskinin sevilen arabesk şarkılarından oluşan bir albümle dinleyici karşısına çıktı geçtiğimiz günlerde. DMC etiketiyle yayımlanan albüm “Arabesk” adını taşıyor.


Albüme isim ararken “Zaten daha önce defalarca yapılmış bir şeyi yapıyoruz hiç boşuna kasmayalım,” demiş olsalar gerek. Aynı şeyi şarkı seçerken de demiş olmaları yüksek ihtimal. Zira yine yakın dönemde şu veya bu şekilde tekrar popüler olmuş şarkıların etrafında dönüyor albüm.


Albümün daha önce el değmemiş tek şarkısı Müslüm Gürses’in “Bakma Bana Öyle”si. Aslında bir alaturka şarkı olan “Ölüyorum Kederimden” albüme Arar’ın alaturka geçmişine hürmeten girmiş olmalı (ki kariyerinde bir de alaturka albüm vardır malum.)


Bir de sıfır kilometre bir arabesk şarkı var ki o da Eypio’nun “Sor” adlı şarkısı. Nitekim albümün ilk klibi de bu şarkıya çekildi. Diğer şarkıların arasında hiç eğreti durmuyor, basbayağı geçmişten çıkıp gelmiş gibi tınlıyor. Popla arabesk kan kardeşi olduğundan beri şöyle eli yüzü düzgün bir arabesk “hit” çıkmadığı düşünülürse, bu şarkı o boşluğa pekala konulabilir.   


Bunlar dışında kalan şarkılar “Mutlu Ol Yeter”den “İtirazım Var”a, “Tanrı İstemezse”den “Yıkılmışım Ben”e, hepsi son yıllarda tekrar dolaşıma giren ‘80’ler şarkıları.

Belki bir proje albümü yapmak niyetiyle değil de o şarkıları bir de Funda Arar’ın sesiyle sunmak niyetiyle yola çıkılmış olabilir. Olsun varsın.


Neden benzeri albümlerde eleştirdiğim bu konuyu bu albümde çok da önemsemedim, söyleyeyim. Çünkü arabesk her şarkıcının altından kalkabileceği bir tür değil. Her şeyden önce Funda Arar şarkıcı olarak bu işin üstesinden hakkıyla gelmiş. Sesindeki hüzünlü ve “dark” tarafın şarkıların ruh halleriyle örtüşmesi kadar Arar’ın yersiz gırtlak oyunlarına kaçmadan, abartmadan ama kelimelerin de hakkını vere vere söyleyişi albümü benzerlerinden ayırıyor.       


Aranjör olarak Febyo Taşel hiç cambazlıklar yapmadan, taklalar atmadan, şarkıların orijinaller versiyonlarını tepetaklak etmeden düzenlemeleri yapmış. Eyüp Hamiş, Hüsnü Şenlendirici, Volkan Öktem gibi ustaların yer aldığı bir müzisyen kadrosu da alabildiğine lezzetli çalmış. Hal böyle olunca da evet, o şarkıları bir de Funda Arar’ın sesinden dinlemek istiyorsunuz.

Bu nedenlerle diyebilirim ki bu konseptte bugüne dek yapılmış albümlerin en iyisi olabilir bu.

EKİM 2018
0
Share


(17 Eylül 2018 tarihinde www.hayatmuzik.com 'da yayımlanmıştır.)

Pop Star Alaturka yetenek yarışmasının ikinci sezonunda yarışmacı olarak dikkatleri üzerine çekmişti Okan Albayrak. Takvimler 2006 yılını gösteriyordu. 1987 İzmit doğumlu olan Albayrak, konservatuarın ve İstanbul Radyosu Gençlik korosunun ona kazandırdığı deneyimle yarışmada kendini göstermişti. Aradan uzun yıllar geçti. Uzun süre pop dünyasından çeşitli isimlerin arkasında vokalist olarak sahneye çıkan, solo sahne programları da yapan Okan Albayrak’ın ilk teklisi “Yazı Tura” geçtiğimiz günlerde PDND Müzik etiketiyle yayımlandı.


“Yazı Tura”nın söz ve müziği Okan Albayrak’a ait düzenleme ise Aerro imzası taşıyor.


Geniş aralıklı sesini hem tekniği hem de duygusu ile iyi kullanabilen, iyi bir şarkıcı Okan Albayrak. Yeni yetme döneminde de böyleymiş bu, hâlâ öyle. Bu şarkı bu tarafını çok net gösterebileceği bir şarkı değil gerçi. Albayrak aslında oyunu kuralına göre oynamış ve orta halli bir pop şarkısı olabilecek “Yazı Tura”yı Aerro’ya emanet ederek genç ve modern bir çizgi yakalamış. İlk dinleyişte dikkatleri üzerine çekebilecek ama “hit” olma, dilden dile dolaşma ihtimali pek de yüksek olmayan bir prodüksiyon.


EYLÜL 2018
0
Share


(17 Eylül 2018 tarihinde www.hayatmuzik.com 'da yayımlanmıştır.)

Yüzyüzeyken Konuşuruz, “Sandal” ve “Bodrum” teklileriyle ipuçlarını verdiği “sound” değişikliğini 2018 Şubat ayında piyasaya çıkan “Akustik Travma” albümüyle ilan etmişti. Öyle ki ilk iki albümle bu anlamda bağını tamamen kopardığı söylenebilirdi rahatlıkla. Diğer taraftan grubun öncelikle sözleriyle dikkat çeken kendine has şarkılarının aynı izleği yükselen bir ivmeyle devam ettirdiği söylenebilirdi.


Yüzyüzeyken Konuşuruz yılı kapatmadan bir de tekli yayımladı geçtiğimiz günlerde. Sony Müzik etiketiyle yayımlanan şarkı “Boş Gemiler” adını taşıyor. Tıpkı “Akustik Travma” albümünde olduğu gibi müzikal biçemi gibi kayıt niteliği ile de bu şarkı ilk iki albümden ayrılıyor. “Boş Gemiler” pekala dokuz şarkılık albümün onuncu şarkısı olabilirmiş.  


Kaan Boşnak, Engin Sevik, Can Tunaboylu ve Can Kalyoncu'dan kurulu Yüzyüzeyken Konuşuruz, bir parça dudak bükerek ve de gülümseyerek aynı sepete koyduğumuz “tuhaf isimli gruplar”dan biri olmanın ötesine geçmiş vaziyette. Kendi yolunu bulmuş ve yerini sağlamlaştırmaya başlamış olduğunu “Boş Gemiler” ile bir kez daha gösteriyor.



EYLÜL 2018
0
Share


(17 Eylül 2018 tarihinde www.hayatmuzik.com 'da yayımlanmıştır.)

Sektörde ‘90’lardan bu yana adını ayrıcalıklı bir yere yazdırmayı başarmış Ayşen, son yıllarda eşi Kemal Şimşekyay ile birlikte yazdığı şarkılarla popülerin tam göbeğinden ses vermeye başladı. “Hit” formüllü şarkı yazmak kolay gibi görünür ama zordur. Dozu birazcık kaçırdınız mı baltayı taşa vurursunuz. Ayşen – Kemal Şimşekyay çifti de işi fabrikasyona dökene kadar hiç de fena gitmedi ama işte o doz var ya o doz…


Ayşen yıllar sonra tekrar karşımıza şarkıcı olarak çıktı ve haliyle de çıktığı şarkı “hit” formüllü oldu. DMC etiketiyle yayımlanan “Bunlar Var Ya”, sözleri Ayşen’e, bestesi Kemal Şimşekyay’a, düzenlemesi ise Volga Tamöz’e ait bir şarkı.


Önce iyi tarafını söyleyeyim… Yıllar öncesinde çok “cool” iki albüm yapmış Ayşen’i yıllar sonra böyle bambaşka bir imajla, dans ederken filan görmek neresinden baksanız ters köşe. Ayşen artık yirmili yaşlarında değil nihayetinde. İleri ya da geri gitmiş orası tartışılır belki ama bir şekilde bugünü yakalamış.


Ama keşke bugünü yakaladığı şarkı bu olmasaymış. Bundan yıllar önce İsmail YK albümleri yüz binler satar, MÜYAP ödüllerini toplarken sektörün büyük kısmı burun kıvırıyor, dalga geçiyordu. O sıralar Ayşen de bilumum orkestralarla sahnede cazlar, “blues”lar, Whitney Houstonlar Mariah Careyler filan söylüyordu muhtemelen (yakın zamana kadar da söylüyordu zira.) O iyiydi bu kötü demiyorum; hepsinin yeri ve ağırlığı ayrı ama o zamandan bu zamana ne oldu da herkes İsmail YK şarkıları yapmaya başladı? Bu altına son model elektronik seslerin döşendiği halay ritimleri, melodileri ve bu zorlama slogan şarkı sözleri donanımlı müzisyenlerin yapabileceklerinin en iyisi mi sahiden? Ayşen’den “hit” formüllü bir şarkı dinlemeye bir itirazım yok ama o şarkı bu şarkı değil sanki.



EYLÜL 2018
0
Share


(17 Eylül 2018 tarihinde www.hayatmuzik.com 'da yayımlanmıştır.)

1996 doğumlu Cem Yenel, 8 yaşında piyano çalmaya başlamış, 2010 yılında Yetenek Sizsiniz yarışmasında seslendirdiği şarkıyla finale kalmış. Şu anda üniversite öğrencisi olan Cem, bir yandan da müzikte bir kariyer edinme niyetiyle Volga Tamöz’le çalışmaya başlamış. Cem Yenel’n ilk teklisi “Aşk Bu Biter mi?” geçtiğimiz günlerde Yazz Records etiketiyle piyasaya çıktı.


Şarkının sözleri Murat Güneş’e, beste ve düzenlemesi Volga Tamöz’e ait. Klibi ise Nihat Odabaşı çekmiş. Yani sektörün deneyimli isimleri 22 yaşındaki bir genç için işbirliği yapmışlar. Bu bir şans şüphesiz ama Cem Yenel de bu şansı taşıyabilecek yetenek ve yeterliliğe sahip görünüyor.


Bu şarkıdan tam olarak anlaşılamasa da internetteki başka videolarını izleyince geniş bir ses aralığına, iyi bir sese sahip olduğu görülüyor Cem’in. Pozitif enerjisi ve sempatikliği de diğer artıları. Şarkı “sound” ve müzikal anlayış olarak çok genç ve bu nedenle de Cem’in üzerinde doğru dikilmiş bir elbise gibi potsuz, cuk oturmuş duruyor.


Bir proje gibi tasarlanmış bu ilk çıkış ümit vaat ediyor. Bundan sonrası aynı özen, istikrar ve titizlikle devam ederse yakın gelecekte Cem Yenel adını sık sık duyabiliriz.   



EYLÜL 2018
0
Share


(21 Eylül 2018 tarihinde www.hayatmuzik.com 'da yayımlanmıştır.)

Müziğin hem okulundan hem de sahasından yetişmiş bir müzisyen Bora Duran. Solo şarkıcılık kariyerini de bu temel üzerine inşa ediyor. Bugüne dek iki albümü, “Gül Senin Tenin” ve “Sen de Gidersen” gibi iki “hit”i cebine koyup “Unut Bakalım” ve “İçimdeki Deli” ile yoluna devam eden Duran geçtiğimiz günlerde yeni şarkısı “Sana Doğru” ile çıktı karşımıza.


Garaj Müzik etiketiyle piyasaya sürülen şarkının söz, müzik ve düzenlemesi Bora Duran’a ait. Bora Duran şarkının epeyce şenlikli klibi için yönetmen koltuğuna da oturmuş.


Beklenmedik bir şarkı “Sana Doğru”. Tür, biçim, ritim ve melodi anlayışı ile ve dahi şarkı söyleme tarzı ile bugüne dek bize gösterdiği yüzünün çok dışında, ters köşe bir iş. Aynı yerden ses vermenin kolaycılığına kaçmamanın, aramanın, denemenin, cesaret etmenin hissettirdiği ferahlıkta bir iş. Bununla beraber büsbütün oyunun dışına da çıkmıyor Bora Duran. Pekala dinleyiciyi yakalayabilecek, popülerliğin kapısını çalabilecek de bir şarkı.

EYLÜL 2018

0
Share
Daha Yeni Kayıtlar Önceki Kayıtlar Ana Sayfa

Hakkımda


Photo Profile

Yavuz Hakan Tok
Müzik Yazarı / Eleştirmen / Arşivci

2001 yılında Bir Zamanlar adlı internet sitesinde müzik yazıları yazmaya başladı. Yanı sıra yazıları, Zip İstanbul, Koara, İkinci Kanal, Caretta, Mezun Life, Popüler Tarih dergilerinde, Bugün gazetesi ve Milliyet gazetesinde yayımlandı.

Daha Fazla



Takip Et

  • Instagram
  • YouTube
  • Twitter
  • Facebook

Bu Hafta Çok Okunanlar

  • Prestij Müzik'in Film Gibi Hikâyesi
    (Milliyet Sanat dergisi Şubat 2023 sayısında ve 5 Şubat 2023 tarihli Milliyet gazetesinde yayımlanmıştır.)    1997 yılında bir vesileyle Pre...
  • Tarkan Kurtlar Sofrasında
     TARKAN - "KUANTUM 51" Tarkan'ı öncelikle günün avam tarz ve türlerinden uzak durduğu, "rap"çilerle filan iş birliği...
  • Çeşitli Sanatçılar - "Kayahan'ın En İyileri 1"
    “YOLU SEVGİDEN GEÇEN” ŞARKILAR (1. BÖLÜM)  NTV’de yayınlanan Söz ve Müzik belgeselinin Kayahan özel bölümü için kolları sıvadığımızda 2014...
  • Rüya Çağla Röportajı
    Bizim kuşak ergen yaşlarında yetmişleri dolamıştı diline. O ispanyol paça pantolonlar, devasa yakalı, göğüs bağır açık gömlekler, apartma...
  • Duman Bey Ne Yapıyorsunuz?
    DUMAN KONSERİ HARBİYE AÇIK HAVA TİYATROSU 30 TEMMUZ 2018 Tam önümüzde Kaan Tangöze’nin annesi, babası oturuyordu. Civarda da diğe...

Arşivden

  • Suna Yıldızoğlu Röportajı
    Yabancı Gelin Sonia, Türkiye'de nasıl ünlü bir sinema oyuncusu ve şarkıcı oldu?.. Yetmişlerde ona kim, neden açık çek verdi? Dillere...
  • Prestij Müzik'in Film Gibi Hikâyesi
    (Milliyet Sanat dergisi Şubat 2023 sayısında ve 5 Şubat 2023 tarihli Milliyet gazetesinde yayımlanmıştır.)    1997 yılında bir vesileyle Pre...
  • Ne Kadarı Fatih, Ne Kadarı Mabel?
    MABEL MATİZ - "FATİH"  “Yahu bu ne? Bu zamanda 25 şarkılık albüm mü olur? Kim dinleyecek bunu?” “Şarkıların hepsi birbirine benz...
  • İzlediklerim Ocak 2012
    ENBE ORKESTRASI - "SENDEN KIYMETLİ Mİ?" Bütün tartışmalara, eleştirilere rağmen popüler müzik piyasasında ENBE damgası vurulmuş ...
  • Oya Bora Röportajı
    "Hani Peter Pan masalı gibi bir hayal dünyası vardır ya; orada kötülük yoktur, orada ihanet yoktur, orada acı çekilmez. Bizim şarkılar...
Copyright © 2019 Yeter ki Müzik Olsun

Created with by Beauty Templates | Distributed by Gooyaabi Templates