(Zip İstanbul dergisinin Kasım 2006 sayısında yayımlanmıştır.)
Çok değil, bundan bir onbeş sene öncesine kadar Türkiye’de
bir gazino kültürü var idi. Önce gazete ilanlarından biri beğenilir, günler
öncesinden rezervasyon yaptırılır, sonra günü gelince ailece süslenilir
püslenilir, gazinoya gidilirdi. Kolay
mıydı onca hayranı olduğumuz şarkıcı bir gece boyunca birbiri ardınca sahneye
çıksın, yenilsin, içilsin, bir de eğlenilsin, müzik dinlenilsin... Alt kadrolar
ne kadar dolu olursa olsun, aslolan assolistlerdi elbette. Zaten daha ziyade o
gazinoya, bu gazinoya değil, “Emel’e, Seçile’e...” ya da “Muazzez’e” gidelim
denirdi. En abartılı makyajları, daha da abartılı saçları, şahane kostümleri,
otrişleri, pulları, en az onbeş parça saz ekipleriyle rengarenk ışıkların, kimi
zaman sislerin arasından, bazen bir istiridye kabuğundan, bazen devasa bir
salıncakla gökten iner, çıkagelirdi assolistlerin saatler gece yarısına
yaklaşmışken... Garsonların servisi durur, salonda çıt çıkmaz, gözler o
dakikadan sonra assolistten başkasını görmez olurdu. Sadece güzellikleri,
zarafetleri ve şıklıklarıyla değil, olağanüstü sahne hakimiyetleri ve usta
şarkıcılıklarıyla da göz kamaştırırlardı. Şimdilerde masal gibi geliyor kulağa
belki ama, gazinolardaki kast sistemi ve assolistlik kurumu çok ama çok ciddi
işler, assolistlere saygıda kimse kusur etmezdi. Alt kadrodakilerden gazino
çalışanlarına, gazetecilerden seyircilere dek...
Bir dönemin en ünlü assolistlerinden beşi ilk kez bir
albümle bir araya geldi. Ossi Müzik etiketiyle geçtiğimiz günlerde yayınlanan
“Assolistler” adlı albümde Emel Sayın, Seçil Heper, Muazzez Abası, Mediha Şen
Sancakoğlu ve Yüksel Uzel’in daha önce plak formatında yayınlanmış şarkıları,
orijinal kayıtlarıyla bu kez CD formatında dinleyicilere ulaşıyor. Alaturka
müziğin bu çok seçkin ve çok usta beş isminden türün en güzel örneklerini
dinlemenin tadına doyulmuyor. Albüm kapağını süsleyen gazino ilanları ise o
kalabalık kadrolu, ihtişamlı gazinoların unutulmaz günlerine bizi geri
döndürüyor.
Türk pop tarihinin plaklarda kalmış onlarca şarkısını büyük
bir gayretkeşlikle gün ışığına çıkarmaya devam eden Hakan Eren’in “Assolistler”
başlığı altında topladığı bu seçkisi de “Bir Zamanlar” serisinin diğer
albümleri gibi adeta bir hazine. Bundan birkaç yıl öncesine dek eski şarkıların
cd formatında yeniden yayınlanabilmesi bir rüya iken, bu rüyayı gerçeğe
dönüştüren birkaç isimden biri olarak müzik tarihine adı yazılacak Hakan Eren’i
ve bu albümlere emeği geçen herkesi bir kez daha yürekten kutlamak gerekiyor.
Bülbül sesli ünlü assolistlerimizi yıllar sonra tekrar
dinlemek ve onları bir kez daha alkışlamak için bu albümü mutlaka
edinmelisiniz.



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder