Yaz Boyu Pop

(Zip İstanbul dergisinin Haziran 2005 sayısında yayımlanmıştır.)

Müzik piyasamız endüstri olmaya azmettiğinden bu yana, şark kurnazı satış tekniklerinin yerini asri zamanların pazarlama stratejileri aldı. Yaz başı albüm piyasaya sürüp, sezon boyunca tatil yerlerinde çalınmayı garantilemek de bu stratejilerin en beyliklerinden biri. Nitekim yine bir dolu firma, zaman bu zamandır diyerek bir dolu albümü müzik marketlere boca etti. Türkçe pop pazarında yılbaşından bu yana seksene yakın albüm piyasaya sürülmüş. İyisi var kötüsü var. En iddialılar ise bu aralar ardı ardına yayınlanıyor. Gelin, 2005 “yaz albümleri”ne şöyle bir göz atalım. 




İzel – “Bir Dilek Tut Benim İçin” : Son yıllarda grafiğinde ciddi bir düşüş yaşayan İzel’i bu albüm tekrar toparlayacak gibi gözüküyor. Yeni bir şey yok belki ama albümde hit olmaya aday birkaç şarkı var.


Sertab Erener – “Aşk Ölmez” : Muhtemelen Sertab diskografisinin en az satan albümü bu olacak. Kariyerinin seyrinde Sezen Aksu devrinin bittiğini her fırsatta vurgulayan Sertab, Demir Demirkan’la ürettiği bu yeni şarkılarda eski Sezen şarkılarının suyunun suyunu çıkarıyor.


Yıldız Tilbe – “Papatya Baharı” : Bildik Yıldız Tilbe şarkıları, bütün müzikal kuralsızlığına rağmen yine dillere düşecek, yürekleri yakacak, bu kesin. Tilbe’nin yorumcu olarak iyiden iyiye deli bozuk bir tavra yöneldiği bu albüm, önceki çalışmalarına göre de bir hayli hareketli. Özellikle “Ey” adlı şarkının Sezen Aksu’ya hitaben mi yazıldığı sorusu, önümüzdeki günlerde gündemin baş köşesine oturacak ve albümün satışına epeyce katkı sağlayacak gibi görünüyor.


Yaşar – “Hatırla” : Yaşar cephesinde değişen pek bir şey yok. Artık fena halde sıkıldığımız Akdeniz müziği, emsallerine nispetle epeyce şairane şarkı sözleri ve iyiden iyiye akustiğe bel bağlamış düzenlemeler. Meraklısına birebir, gerisine ne verir bilinmez.


Aylin Aslım – “Gülyabani” : Gece gündüz evden çıkmayarak, yersiz bir can sıkıntısı halinde, bir yandan kırsalın Türk filmlerinden ezber edilmiş klişe sorunsallarına parmak basarken, bir yandan da popüler olana alabildiğine elitist “Bannnnnaaa neeeeee” diyerek küfür sallamaksa muhalif olmak, epeyce muhalif bir albümle karşı karşıyayız. Yeni nesil “rocker”ları her manada tavlayacak bu albüm, özellikle “delikanlı kız” tribindeki kantosuyla yazın favorilerinden olacak, orası şüphe götürmez.


Deniz Seki – “Aşk Denizi” : Görülmemiş kapak tasarımı ve olağanüstü güzel ambalajıyla takdiri hak eden albüm, içeriğinde aynı heyecanı vermiyor. Seki’nin abartılı vibrasyon tekniği ve şarkılarının mana derinliğinde boğulduğumuz sözleri bir hayli yorucu olsa da, en azından müzikalitesi dört dörtlük bir çalışma olmuş.


Özlem Tekin – “10 9 8 7 6 5 4 3 2 1” : Baştan sona çok çarpıcı, çok etkileyici, çok doğru dürüst bir albümle Özlem Tekin bu defa 12’den vurmuş. Son zamanlarda dinlediğim en güzel albüm.


Yalın – “Bir Bakmışsın” : Liseli romantizmi ve sade suya tirit bir müzikal anlayış. Ben almayayım, alana da mani olmayayım.

Ossi Müzik ve Sony Müzik-BMG’nin orijinal plak kayıtlarından oluşturduğu Seyyal Taner, Işıl Yücesoy, Neco, Coşkun Demir, Güzin ile Baha ve Attila Atasoy albümlerine bu ay ortasında piyasaya çıkacak bir de karma albüm eklendi. Geçmişin güzelim şarkılarını özleyenler için bu yedi albüm baştacı edilecek türden.


Replikas, Kurban ve Athena yeni albümleri, Bulutsuzluk Özlemi’nin single çalışması, Gripin’in ilk albümünün yeni baskısı, 110, Tiktak, Tolga Burkay ve Can Şengün de ilk albümleriyle pazarın alternatif ve deneysel saflarında yer alıyorlar. Popun genel seyrinin dışında bir şeylere meyledenler için ne güzeldir ki artık bir çok seçme şansı var. Yaz onlarla daha güzel geçecek.

Yavuz Hakan Tok

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder