Bu Blogda Ara

26 Temmuz 2015 Pazar

Ses Dergisi Yazıları (Haziran 2015)

49 YIL ÖNCE SES

Genç film yıldızı Fatma Girik, evinin yatak odasında “gizlice “nasıl görüntülendi? Gülriz Sururi’nin kaç kürkü, kaç pabucu var? Ayhan Işık’ın çıplaklığı adilik derecesine düşürmeyen rol arkadaşı kim? Tüm bu soruların cevapları 49 yıl öncesinin Ses dergilerinde saklı. 1966 yılında bir gezintiye buyurun.

FATMA SERESERPE



Ses dergisi muhabiri, Fatma Girik’in evinin karşısındaki apartman dairelerinden birine tele-objektifini kurmuş ve Girik’in perdeleri açık yatak odasının güya gizlice fotoğraflarını çekmiş. 


Fotoğraflar çekilirken Fatma Girik önce uyuyormuş, sonra uyanmış ve annesinin getirdiği mecmuaları okumaya başlamış, daha sonra ise bir telefon görüşmesi yapmış ve tüm bu anlar saniye saniye fotoğraf karelerine aktarılmış.



“Sereserpe Yatıyordu” başlığıyla yayımlanan haberin metni ise ayrı şenlik : “Eğer o gün Fatma Girik, gizlice ‘baby-doll’lü resimlerini çektiğimizi bilseydi, belki de bizden şikâyetçi olur, en azından perdelerini sıkı sıkıya kapardı… Fakat nereden bilsin Fatmacık başına gelecekleri?.. Fatma yatağa serserpe uzanmış, göğüsleri ‘baby-doll’ün yakasından adeta taşmıştı. Bembeyaz bacakları, tatlı yüzü ile Fatma yatakta bir aşk anıtını andırıyordu.”


GÜLRİZ’İN GARDIROPUNDAN


Ses dergisinin her hafta başka bir artistin evine konuk olup, kostümlerini fotoğrafladığı yazı dizisinin  adı: Artistlerin Gardıropları. Haftanın konuğu ise o günlerin en popüler tiyatro artistlerinden Gülriz Sururi.


“Gülriz Sururi sahnede nasıl kimseye benzemeyen, kişilik ve üslup sahibi bir sanatçıysa, günlük hayatının her anında, üstündeki elbiseye renk, ruh ve şahsiyet veren ve değişik giyim zevkine sahip bir kadın,” deniliyor haberde.


Doğru söze ne denir. Gülriz Sururi gardırobundan seçtiği kostümlerle verdiği pozlardaki zarafetiyle mankenleri aratmamış. Tabii o zamanlar böyle şeyler ayıp sayılmadığından olsa gerek, haberin sonunda Sururi’nin gardırobunun dökümü de yapılmış: “Gülriz Sururi’nin gardırobunda 3 tayyör, 3 rob, 3 kürk, 10 eteklik, 12 süveter, 3 pantolon, 10 çift pabuç vardır.”   

KALİTELİ ÇIPLAK


Habere göre, “Kanun Benim “ adı verilmiş yeni filminde Ayhan Işık’a Alman aktrist Glori Lee eşlik ediyormuş. Bu durumu şöyle açıklamış Ses dergisi: “Filmcilerimiz Avrupalı kadın oyuncuları kadrolarına alıp seyircilerine güzel vücut, güzel yüz göstermek istiyor. Ayhan’ın yeni filminin özelliği bu artisttir.”


Bu artist hanım kızımızın özelliği ise haberin devamında yazıyor: “Ayhan Işık’ın Alman rol arkadaşının en büyük özelliği, çıplaklığı adilik derecesine düşürmemesidir. Bazı yerli film sahnelerini hatırlayanlar, ‘Galiba açık saçık sahneler için filmcilerimiz yabancı kadın kullanmak zorunda kalacaklar. Çünkü onların çıplaklığı galiba daha kaliteli oluyor,’ diyorlar.”


Haber, Ayhan Işık’ın “kaliteli çıplak” rol arkadaşıyla verdiği poz poz fotoğraflarla süslenmiş. 

    
MÜZİK GÜNDEMİ HAZİRAN 2015

AZERBAYCAN DİYARINDAN NİGAR

Azerbaycan halkıyla ne kadar kardeş olduğumuzu, 2012 yılında Eurovision Şarkı Yarışmasını izlemek için Bakü’ye gittiğimde anlamıştım en çok. Türkiye’den geldiğimizi fark ettikleri anda gözlerinin nasıl içten güldüğünü, bize nasıl izzeti ikramda bulunduklarını, nasıl bağırlarına bastıklarını anlatamam. Maalesef biz artık o kadar misafirperver ve sevecen değiliz ama onlar hâlâ öyle.


Azeri şarkıcılar için Türkiye pazarına girmenin de ayrı bir kıymeti, önemi var. Azerbaycan’da Türkiyeli şarkıcılar çok dinleniliyor, seviliyor, takip ediliyor zaten ama Azeri müzisyenlerin ta Rusya zamanından gelen köklü bir müzikal birikimi ve görgüsü var ki, bu anlamda bizden çok daha ileride olduklarını söyleyebilmek mümkün. Buna rağmen Azeri şarkıcıların Türkiye’de başarı kazanması, tanınması onlar için değerli bir şey.


Geçtiğimiz yıllarda Azerbaycan’ın popüler şarkıcılarından Röya, Türk müzik piyasasına başarılı bir giriş yapmıştı. Yakın zamanda ise O Ses Türkiye yarışması sayesinde Elnur’u bağrımıza bastık. Şimdilerde de Nigar Jamal Türkiye’de şansını deniyor. Biliyorsunuz, Elnur, Azerbaycan’ın eski Eurovision temsilcilerinden biriydi. Nigar da öyle... Nigar, 2011 yılında Eldar Kasımov ile birlikte seslendirdiği “Running Scared” adlı şarkıyla yarışmada Azerbaycan’a birincilik getirmişti üstelik. İşte o Nigar, şimdi “Herhalde” adı verilmiş iki şarkılık bir tekliyle Türkiye müzik pazarında. Bu teklide Berksan, Mert Ekren ve Turaç Berkay’la çalışan Nigar, oyunu Türk popunun kurallarına göre oynuyor.


Çok iyi bir şarkıcı Nigar Jamal. Çok da yetenekli… Azerbaycan’da çok seviliyor ve Türkiye’de de sevilmemesi için hiçbir sebep yok. Bakalım Nigar’ın bu denemesi başarıya ulaşacak mı?

HAREKETLİ VE BEREKETLİ GÜNLER


2015’i neredeyse yarılamak üzereyiz. Müzik dünyası açısından hayli hareketli ve bereketli geçiyor bu yıl. Ardı ardına çok sayıda yeni şarkı/albüm çıktı piyasaya. Üstelik önceki yıllarda görülen o tekdüzelik de yok bu sene. Farklı türlerde, çok iyi albümler de yapılıyor artık. Mesela İskender Paydaş’ın rahle-i tedrisinden geçmiş iki müzisyenin birden albümü yayımlandı geçen ay: Ozan Ünlü’nün “Puslu Mavi” ve Yılmaz Kömürcü’nün “Yeni Aşk” adlı albümleri. Her ikisi de ana akım popun klişelerine yüz vermeden, kendilerine ait müzikal kimlikleriyle dikkat çekiyor.


Gülşen’in yeni albümü “Bangır Bangır”, müzik sektörünü bir hayli hareketlendirdi ve Gülşen bu yaz da şarkılarının her yerde çalınmasını şimdiden garantiledi.

Ferhat Göçer bu defa Erol Köse’nin prodüktörlüğünde, “Sığmıyorsun Geceye ve Zaman” adı verilmiş yeni bir albüm yayımladı. Seversiniz sevmezsiniz o ayrı ama 2000’lerde imza attığı albümler düşünüldüğünde, Erol Köse’nin yıldız parlatma konusunda çok başarılı olduğu bir gerçek. Ferhat Göçer’le ortaklığının parlak bir sonuç vermesi de kuvvetle muhtemel.


Nükhet Duru tam da adına yakışır türden, dört dörtlük yeni albümü “Aşkın N Hali” ile geçtiğimiz ayın müzik gündeminde en çok dikkat çekenler arasındaydı. Ona keza, Ayşegül Aldinç’in, bir Mabel Matiz şarkısıyla, “Bir Tek Gördüğüm”le  geri dönüşü de çok konuşuldu.


Son dönemin en güzel sürprizlerinden biri de ‘90’ların fenomen grubu Vitamin’in geri dönüşü oldu. “Endoplazmik Retikulum” adını taşıyan yeni albüm, genç yaşta kaybettiğimiz Gökhan Semiz’in yokluğuna rağmen Vitamin hayranlarını çok memnun edeceğe benziyor.


Türk popuna çok fazla emeği geçmiş, Sezen Aksu başta olmak üzere, çok sayıda yıldızın ilk dönemlerine tanıklık etmiş Baha Boduroğlu’nun proje albümü “Baha’nın 40 Yıllık Şarkıları” da geçen ayın bir başka sürpriziydi. Sezen Aksu, Erol Evgin, Yeliz, Yeşim, Nur Yoldaş ve daha niceleriyle epeyce renkli bu albümde Baha Boduroğlu’nun kırk yıllık müzik serüveninde ürettiği şarkılar ve o serüvenin tanıkları var.         

MAYIS 2015

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder