Bu Blogda Ara

30 Ocak 2012 Pazartesi

Dinlediklerim Ocak 2012

ÖZGÜR YEDİEVLİ - "TUTMAYIN BENİ"


Özgür Yedievli ismini ilk kez Hande Yener'in "Senden İbaret" adlı ilk albümünde görmüştük. O albümdeki bir çok şarkıya, Altan Çetin'le birlikte aranjör olarak imzasını atan Yedievli, 2000 yılından bu yana yayımlanan bir çok popüler albümde 250'den fazla şarkıyı düzenledi. Ebru Gündeş'in "Telafi"si, Mustafa Sandal'ın "İsyankar"ı, İzel'in "Bebek"i şu anda ilk aklıma gelenler.

Özgür Yedievli aynı zamanda şarkı sözü yazıyor, beste de yapıyordu. Hatta 1998 yılı Kuşadası Altın Güvercin Şarkı Yarışmasında, henüz 17 yaşındayken "Bir Bakış" adlı şarkısıyla finale kalan 10 besteciden biri olmayı başarmıştı. 

1999 yılı Eurovision Şarkı Yarışması Türkiye finalinde sözü, müziği ve düzenlemesi kendisine ait "Kolay mı Unutmak?" adlı şarkıyla yarışmış, sahnede şarkıyı solist Volkan Eröz seslendirirken, o da klavyede eşlik etmişti. 2001 yılında ise bu defa kendi şarkısını kendi seslendirerek yine finalde yarıştı ama "Yalnızım" adlı bu şarkısı da dereceye giremedi. Yedievli'nin Eurovision macerasının son ayağı ise 2005 yılında Makedonya adına yarışmaya katılan "Make My Day" adlı şarkının düzenlemesini yapması idi. 


Özgür Yedievli uzunca bir süredir üzerinde çalıştığı ilk albümünü bu yıl içesinde yayımlayacak. Seyhan Müzik etiketiyle yayımlanacak bu ilk albüm, aranjörlerin ve bestecilerin şarkı söylemeye, albüm yapmaya başlamasından çok öncesinde hazırlandığı için Özgür Yedievli'nin adını bu furya içerisinde saymak haksızlık olur. Kaldı ki onu diğerlerinden ayıran önemli bir de fark var ki, Yedievli'nin hem sesi, hem de şarkı söyleme tekniği şarkıcılık yapmak için gayet müsait.


Yedievli'nin "Bir İzim Kalsın" adlı albümünden ilk olarak "Tutmayın Beni" adlı şarkı servis edildi ve sadece dijital platformalarda "single" olarak satışa sunuldu. Almanya'da yaşayan bir Türk müzisyen olan Emrullah Pilavcı tarafından yazılmış "Tutmayın Beni", yavaş tempolu, romantik ve etkileyici bir şarkı. Geniş bir ses aralığında dolaşan melodik yapısı, arabesk tınıları ve akılda kalıcı melodisiyle popüler müzik dinleyicisinin kulağına kolay yerleşecek bu şarkı, Özgür Yedievli'nin sesinin rüştünü ispatı için de yerinde bir seçim olmuş.


ALTAN ÇETİN - "NEREDE KALMIŞTIK?"

Türk popunun görüp göreceği en üretken, en çok "hit" çıkarmış, şarkıları dillere düşmüş bestecilerinden biri Altan Çetin. Sadece şu şarkılarını ardı ardına sıralamak bile kurduğum ilk cümlenin içini doldurmaya yetiyor: "Kırmızı", "Sen Yoluna Ben Yoluma", "Yalanın Batsın", "Bebek", "Yok Yere", Telafi", "Ceza mı?", "Acemi Balık"... Özellikle ikibinler boyunca popüler müzik piyasasında eline su dökebilen besteci olmadı.


Ancak son dört-beş yıldır Altan Çetin besteleri öyle sıklıkla karşımıza çıkmıyordu. Müzik dünyasında gözde olmakla gözden düşmek arasındaki süre göz açıp kapayana kadardır. Öncesinde ve sonrasında siz aynı coşku ve yaratıcılıkla üretmeye devam etseniz de, en moda olduğunuz bir süre vardır ev herkes sizin peşinizden koşar. Sonra ne olursa olur moda değişir ve bu defa bir bakarsınız peşinizde koşanlar başka yöne doğru koşmaya başlamış. 

Yani aslında bu moda olmak ve olmamak durumu çoğu kez sizin yeteneğiniz ve ürettiklerinizle doğru orantılı değildir. Öyle olsaydı Altan Çetin hala şarkı yazıyor iken şimdilerde herkesin Sinan Akçıl'ın peşinde koşuyor olmasının bir açıklaması olurdu.


Bunları düşününce Çetin'in neden eskisi kadar adının geçmediğini, hatta neden şarkılarını kendisinin söylemek istediğini anlayabilmek mümkün. Az biraz şarkı yazmaların ve yazdığın şarkıları şarkıcılara beğendirmelerin nasıl netameli işler olduğunu bilen biri olarak, varsa bu anlamda camiaya bir kırgınlığı, küslüğü, onu da anlarım dosdoğru. 

Velhasıl Altan Çetin bu defa bir sürpriz yaparak "Bak Gör" adlı yeni şarkısını kendi seslendirdi ve bu şarkı, üç farklı versiyonun bulunduğu ve "Nerede Kalmıştık" adı verilmiş bir "single" olarak yayımlandı. Çetin bu "single"ı kendi kurduğu Altan Çetin Production firması hesabına hazırladı. "Single"da şarkının Lütfü Bayülken tarafından yapılmış bir radyo "mix"i ve bir "extended mix"inin yanı sıra bir de Erol Temizel imzalı ikinci bir radyo "mix"i var.


Dijital platformlarda satışa sunulmamış olsa da, klipi internette izlenebilen bu şarkı, kolayca dile düşebilecek, "hit" olma potansiyeli doğuştan yüksek, tipik bir Altan Çetin bestesi. Çetin'in 2010 yılında ENBE Orkestrası üst başlığı ile yayımlanan "Martılar" adlı "single" şarkısı da aynı kulvarda, ancak bu defa düşük tempolu bir şarkı idi. O şarkı fazla ses getirmedi. "Bak Gör" de geçtiğimiz yaz sonunda yayımlanmış olmasına rağmen, o zamandan bu zamana beklenen ilgiyi görmedi.


Galiba sorun şu ki, dinleyici Altan Çetin'i şarkıcı olarak benimseyemedi. Aslında kariyerinin ilk yıllarında bir dönem piyanist şantörlük, bir dönem de gece kulübü solistliği yapan Çetin'in şarkıcılık macerası yeni değil ama besteleriyle edindiği kariyerden sonra işin bu tarafı pek parlak görünmüyor. 

Hem "Martılar", hem de "Bak Gör"ü, iki binli yıllardaki gibi bir Hande Yener'in, bir İzel'in sesinden dinlediğimi hayal edince ister istemez bu fikre kapılıyorum. Elbette her üreten, ürettiğini istediği gibi değerlendirme hak ve özgürlüğüne sahiptir ama Altan Çetin keşke şarkılarını kendi söylemese. Naçizane fikrim budur.

FETTAH CAN - "BOŞ BARDAK"


Zamanlama açısından Altan Çetin'in bir tık gerisinden gelen Fettah Can-Alper Narman ikilisi, aynen onun gibi, uzunca bir süre Türk popunda "hit" şarkı denildi mi gidilecek adreslerin başında geldiler. Ben kendi adıma bu ikilinin Çetin'in izinden fazlaca gittiğini düşündürdüm o günlerde. Zaman zaman onun bir sebeple olmadığı/olamadığı projelerde bulunuyor olmalarını da buna bağlardım. Haksız da sayılmazdım. Altan Çetin'in beste verdiği isimlerin bir kısmına Fettah Can ve Alper Narman'ın da beste vermesi sadece bir tesadüf olamazdı.


Sonrasında ikili yollarını ayırdı ve biz Alper Narman'dan ziyade Fettah Can'ın ismini duyar olduk zira Fettah Can, başkalarına beste vermeye devam ederken bir yandan da kendi şarkılarını kendi söylemeye başlamış, şarkıcılığa soyunmuştu.

Fettah Can'ın "Hazine" adını verdiği ilk albümü 2010 yılında yayımlandı. 2011 yılının Şubat ayında Demet Akalın'la düet projesi "Yanan Ateşi Söndürdük" adlı "single" piyasaya sürüldü. Aynı yılın Mayıs ayında dijital ortamda "single" olarak yayımlanan ve klip de çekilen "Sana Affetmek Yakışır"ı yılın sonlarına doğru yine dijital olarak satışa sunulan "Boş Bardak" takip etti.


Fettah Can'ın şarkıcı olarak da ticari başarı elde ettiğini ve kendi dinleyici kitlesini oluşturduğunu söyleyebiliriz. Zira elinde gitarıyla seksenlerin taverna ekolüne yakın şarkılar seslendiren romantik erkek şarkıcıların memlekette tahmin ettiğimizden de büyük bir alıcı kitlesi var. Ne ki bu yeni kuşak, Yaşar, Ege, Bora Öztoprak ve türevleri gibi değil. Yani en azından onlar kadar Akdenizli, Egeli ve kentli değil; yüzü daha Doğuya dönük, kentin daha arka sokaklarından, daha kenar mahallerinden geçen bir müzik yapıyor, başka bir kitleyi hedefliyorlar. Bir anlamda vakti zamanında tavernanın, arabeskin gittiği yoldan ilerliyorlar.

Ne çare ki Fettah Can'ın popüler müziğin tam kalbinden hareketle, kendi şarkılarını seslendirerek kariyerinde vardığı nokta bu. Bundan fazlası ya da ötesi olur mu, ona da çok emin değilim. Çünkü bütün şarkıların akıbeti son noktada şarkıcılarının elinde şekilleniyor ve Fettah Can bir şarkıcı olarak bulunduğu yerden daha fazlasını vaat etmiyor. Yani besteci olarak tanıdığımız Fettah Can, şarkıcı olarak tanıdığımızdan çok daha ötede duruyordu. Eğer vitrinine şarkıcılığını koymaya devam edecekse, umarım ilerisi için yanılan ben olurum. 


OCAK 2012

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder