Bu Blogda Ara

15 Ekim 2017 Pazar

Sibel Tüzün Röportajı

"ÖNEMLİ OLAN TIKLANMAK DEĞİL, ANI YARATMAK"


Röportaj bittiğinde saat sabaha karşı 3'ü geçiyordu. Röportaj kariyerimin ilk 'gece yarısından sonra' röportajı olmuştu bu çünkü o tarih aralığında Sibel'in İstanbul'da bulunacağı tek gündü ve o gün de sahnede olması gerekiyordu. Haliyle sahnesi bittikten sonra oturup konuşabildik. Ahbaplığımız eskidir; dert değildi yani. Zaten röportaj gibi değil de kulis sohbeti gibiydi konuşmamız. 




3 Ekim 2017 Salı

Gökhan Türkmen Röportajı

"Daha İyisi, Daha İyisi..."

En çok kullandığı kelimeler “birazcık” ve “mevzu”. Konuşurken çok heyecanlı, çok içten ve çok gerçekçi. Popüler olmanın getirdiği sözünü sakınma refleksi sıfır ki buna pek ender rastlarım, özellikle de karşımdaki beni bir “röportaja gelmiş gazeteci” yerine koyuyorsa. Kırk yıldır ahbap olduklarımın bile kayıt cihazını açtığımda başkalaştıklarını görmüşlüğüm vardır. Sanırım Gökhan Türkmen sahiden röportaja gelmiş bir gazeteci ile konuşuyor olsa da bundan farklı konuşmazdı. Dedim ya, “çiğ yemedim ki karnım ağrısın” tavrında, içten ve dürüst bir genç adam.



Gökhan Türkmen’le Göksu’daki evinin bahçesinde, yağmurda ıslanmış bir Eylül sonu Cuma öğleden sonrasının serinliğinde, müzikten, onun müzik yolculuğundan, arada müzik sektöründen ve daha fazlasından konuştuk. Sonra ben yine birlikte fotoğraf çektirmeyi unuttum ve aşağıda gördüğünüz fotoğrafı röportajdan dört gün sonra Zorlu PSM Studio’da vereceği konser öncesi kuliste çektirebildik ancak. Neyse, fotoğraf bahane… Siz anlattıklarını okuyun.