Bu Blogda Ara

21 Nisan 2017 Cuma

"Mavi" Plaklar


Beş yılı aşkın bir süredir müzik ve eğlence sektöründe alternatif organizasyonlar düzenleyen, konser ve etkinlik sponsorluklarıyla zaten giderek daralmakta olan sektöre ciddi anlamda destek veren İstanbul Blue Night oluşumu, 2016 yılında Sony Müzik bünyesinde İstanbul Blue Night Records markasını hayata geçirdi. Bu marka müzik sektörüne daha önce denenmemiş bir yöntemle giriş yaptı ve hız kesmeden de devam ediyor.


İstanbul Blue Night Records etiketli ilk 45’lik, 2017 Ocak ayında satışa sunuldu. 2008 yılında çıkmış ilk albümlerinden bu yana Türkçe “rock” müzikte epeyce yol almış ve sıkı gruplardan biri olarak kabul görmüş Gece’nin “Tik Tak” isimli yeni şarkısı yer alıyor bu 45’liğin A yüzünde. Şarkı dijital platformlarda da satışa sunuldu ama “remix” versiyonunu sadece plak baskısının B yüzünde dinleyebilmek mümkün. Plağa özel böyle bir hoşluk söz konusu. Ama plağın tek hoşluğu bu da değil.


İstanbul Blue Night Records plakları 33’lük plak boyutunda ama 45 devir. Yani ‘80’lerde koyduğumuz adıyla “dev 45’lik” formatında. Plağı zarfından çıkardığınız zaman ise alışageldiğimiz gibi siyah değil,  firmanın adına uygun olarak mavi bir plak baskısıyla karşılaşıyoruz (ki renkli plaklar da Türkiye’de ‘80’lerde bir ara çok modaydı; gerçi onlar şeffaf ve renkliydi, bunlarsa som renkli.)


Tabii bu mavi rengin, mavi vurgusunun bir nedeni ve anlamı var. Onu bilen biliyor, o konuya hiç girmeyeceğim, yerin kulağı vardır maazallah.


Gece’nin dördüncü albümü “Kalbe Kördüğüm” henüz bir yılını doldurmamışken grup cephesinden yeni bir şarkının gelmiş olması fena mı oldu, hayır. Türkçe “rock” müzikte eli yüzü düzgün kaç tane genç grup var ne kadar sıklıkla üretim yapabiliyor ki erken de olsa çıkagelmiş yeni bir şarkıya itirazımız olsun? (Bu arada 2000 yılında kurulmuş Gece bende hâlâ “genç” grup, neden bilmem ama öyle.)     


Kaldı ki söz ve müziği Can Baydar’a ait “Tik Tak”, şahane Gece şarkıları arşivinizde kesinlikle sakil durmayacak bir başka şahane Gece şarkısı. Şarkının prodüktörlüğünü ve düzenlemesini de grup ve Ozan Tügen üstlenmiş. E.B. tarafından yapılmış “remix” versiyon ise elektronik ve enstrümantal.  


Bu arada benim gibi plağın B yüzünü dinlerken pikabınız yanlışlıkla 33 devirde kalır ve “remix” versiyonun enstrümantal olması nedeniyle devir farkını ha deyince hissetmezseniz, şarkının aslında yapılmamış bir üçüncü versiyonunu daha dinleyebilirsiniz. Hiç de fena olmuyor, deneyin bakın.


İstanbul Blue Night Records’un ikinci olarak piyasaya sürdüğü plak ise Nadas’ın “Kaçamak” adlı ilk 45’liği oldu.


Nadas da tıpkı Gece gibi Ankara kökenli bir grup. Fırat Ağacık, Arda Altunluoğlu, Oğuz Köymen ve Haluk Fırat’tan müteşekkil Nadas, 2014 yılında kurulmuş. Grup o zamandan bu zaman sahne performansları yaparken bir yandan da ilk albümünün hazırlıklarını tamamlamış. Albüm öncesi ise bu 45’likle dinleyiciye ulaşıyor.


Söz ve müziği Fırat Ağacık’a ait “Kaçamak”, 45’likte iki versiyonla yer alıyor. Plağın B yüzünde şarkının “akustik” versiyonu var. Şarkının (yersiz maço ve hatta bir parça kaba) sözlerini pek sevmemiş olsam da grubun sıkı müzik yaptığının ve önümüzdeki dönemde adından sıkça söz ettireceğinin habercisi olabilir “Kaçamak”. Hem iyi çalıyorlar, hem de solistin sesi ayırt edilebilir tınısıyla gruba averaj sağlayacak gibi gözüküyor. Bu arada şarkının akustik versiyonunu (özellikle de bu versiyondaki klavey tınısını) orijinalinden daha çok sevmiş olabilirim.


Tabii bir de henüz hiç albüm / tekli yayımlamamış bir grup olarak Nadas’ın İstanbul Blue Night Records ve Sony Müzik çatısı altında ve de plak formatında bir 45’likle işe başlaması da emsallerine nispetle kocaman bir averaj farkı yaratacak, hatta yarattı, orası kesin.


Gelelim İstanbul Blue Night Records etiketiyle çıkmış üçüncü plağa… Bu plak ise yeni albümlerini Ekim 2016’da yayımlamış Yok Öyle Kararlı Şeyler (ya da kısaca YÖKŞ)’den geldi.

Evet, grubun ikinci albümü piyasaya çıkalı henüz az bir zaman oldu ve bu plaktaki yeni şarkı “Acelesi Yok” o albümde yer almıyor. Aslında dünyada yıllardır geçerli olan mantıkla o albümden bir şarkı da 45’lik olarak servis edilebilirdi ama bu tercih edilmemiş. Buna da bir itirazımız yok haliyle, aldık kabul ettik.


Erdem Topsakal, Ayhan Akbaş, Ramazan Kırdım, Boğaç Soydemir ve Çağrı Özer’den kurulu Yok Öyle Kararlı Şeyler artık tamamen bir alay konusuna dönüşen şu farklı ve tuhaf isimli genç gruplardan biri olarak yola çıktığında takvimler 2014 yılını gösteriyordu. O günlerde giderek kalabalıklaşmaya başlayan Türkçe “indie” kulvarında kendine bir yer arayan grubun ilk albümüyle bunu kısmen başardığı söylenebilir. Farklı ve tuhaf isim “hater”larını bir kenara koyarsak, hiç de fena olmayan bu başlangıcın ikinci albüm “Beklenen”le yolunu bulmaya başladığı söylenebilir (albümün henüz yeterince dolaşımda kalmamış olmasına rağmen.)


“Acelesi Yok”, söz ve müziği Erdem Topsakal’a ait bir şarkı. Düzenleme ise grup tarafından yapılmış. Plağın B yüzünde ise aynı şarkının “akustik” versiyonu var. Grubu ve grubun müziğini seviyorsanız, bu şarkıyı sevmemeniz için bir neden yok.


İstanbul Blue Night Records etiketli bu üç 45’lik plakta yer alan üç şarkının birbirine bağlı üç kliple servis edilmesi ise yine daha önce benzeri yapılmamış bir hoşluk oldu. Her şeye rağmen yine müziğin bir araya getirdiği, getirebildiği gençler eğleniyor bu kliplerde. Subliminal bir mesaj var mı, var. Olsun da zaten. Bazı şeyler bazen parmağı göze sokmadan söylenmelidir zira.


Ayriyeten 15 Mart gecesi yukarıda bahsi geçen üç grubun da sahne aldığı bir tanıtım gecesi yapıldı İstanbul’da. Yani o klipler aslında gerçeğe de dönüştü, dönüşmedi değil.

Böyle her ay bir 45’lik şeklinde mi devam edecek onu bilmiyorum ama geçtiğimiz günlerde de İstanbul Blue Night Records etiketli dördüncü 45’lik plak piyasaya sürüldü. Şaşırtıcı bir grup vardı bu kez sırada: Son Feci Bisiklet. 


Neden şaşırtıcı? Zira Son Feci Bisiklet başından bu yana şarkılarını hep kendi namına satışa sunan, servis eden bir gruptu. Bilinen herhangi bir (ana akım ya da değil) etiket firmayla çalışmamış, bunu reddetmişti hep. Grubun tarihinde bu bir ilk. Dolayısıyla da grubun bir şarkısı ilk kez internetin ve dijital platformların ötesinde fiziki olarak müzik marketlerde satışa çıkıyor.


Tıpkı Yok Öyle Kararı şeyler gibi Son Feci Bisiklet de ismi nedeniyle yine “haters”lardan tarafından topa tutulmuş bir grup. “Ergen müziği yapan grup” tanımlamasının yakıştırıldığı bile vakidir hem grubun ismi hem de tuhaf isimli kimi şarkıları nedeniyle ama ilgisi yok. Bunu anlamak için “Gaffola” gibi, “Reklamlar” gibi, “Modern Zamanlar” gibi şarkılarını dinlemek yeter de artar bile.


İlk mini albümünü 2013 yılında internetten servis eden Son Feci Bisiklet 2016 yılında ise üç tekli yayımlamıştı. “Teslim Tesellüm”ün kapak tasarımı da bu üç teklinin kapak tasarımıyla bir şekilde ilişkilendirilmiş, yani bir zincirin yeni bir halkası izlenimi yaratıyor ilk bakışta. Ancak bu şarkının diğer üç şarkıya göre daha (şarkı sözleri anlamında) daha “light” ve ticari olduğu söylenebilir. Öyle mi denk geldi yoksa bu bir tercih mi orası belli değil. Şarkının söz ve müziği Arda Kemirgent’e, düzenlemesi ise gruba ait.


Plağın B yüzünde “Teslim Tesellüm”ün enstrümantal versiyonu var ki diğer plaklarda olduğu gibi bunda da bu versiyon sadece plağa özel (yalnız bu enstrümantal versiyonu 33 devirde dinlemeyin; ben dinledim, güzel olmuyor.) Bir de bu plak diğerlerinden farklı olarak bu kez ebru desenli mavi renkte. 


Bu belli ki incelikle planlanmış ve uygulamaya konulmuş güzel ve iç açıcı proje için Sony Müzik ve İstanbul Blue Night Records’ı tebrik etmek lazım. Bundan 10 yıl önce hayal bile edemeyeceğimiz bir şeyi gerçeğe dönüştürdüler. Ben şahsen arşivimdeki ’80’li yıllarda basılmış 7-8 Türkçe “dev 45’lik”in yanına günün birinde yenilerinin ekleneceğini hayal edemezdim. Dahası bu plakların alternatif gruplara ait olabileceği aklımın ucundan geçmezdi. Kutluyorum ve kadehimi “mavi”ye kaldırıyorum!

NİSAN 2017

15 Nisan 2017 Cumartesi

Can Bonomo Röportajı


Dört yıl önce onu nasıl tanıdıysak, yine öyle. Stilize giyimi, tarzı, zengin lügati, esprili ve şairane cümleleriyle nevi şahsına münhasır bir genç adam. Sadece yeni albümüne değil, dünyaya, ülkeye ve müziğin dışında (kendi deyimiyle) “icracısı” olduğu başka sanat dallarına dair de konuşuyoruz.