Bu Blogda Ara

5 Ocak 2015 Pazartesi

Ses Dergisi Yazıları (Aralık 2014)

Ben Ses dergisinin en çok kokusunu severdim. Zamanın dergilerinden farklı bir baskı tekniği ve kağıdı vardı çünkü değişik bir koku gelirdi sayfaları çevirdikçe. Okumayı öğrendikten sonra ise içeriğini de sevdim haliyle; sinema, tiyatro ve müzikten bahsediyordu çünkü. Sevmemek mümkün mü? Ta ilk sayısından 90’lara dek sayısız nüshası hala evimde, arşiv çalışmalarında baş kaynaklarımdan biri olan Ses’te bir gün benim de yazacağımı söyleseler, güler geçerdim. Ama oldu işte. Bundan böyle her ay, hem gündeme dair müzik haberleri, dedikoduları, hem de eski Ses nüshalarından nostaljik haberlerle bu köşedeyim.

50 YIL ÖNCE SES


NEBAHAT ÇEHRE


Nebahat Çehre, o günlerde adını yeni yeni duyurmakta olan genç bir film yıldızı. Dergide belli ki sadece fotoğraf çekimi maksatlı bir haber yapılmış. Üsküdar sahilinde bale kostümüyle objektife poz veren Nebahat Çehre için kaleme alınmış “Balerin mi Oldu?” başlıklı haberden birkaç cümle:


“Nebahat Çehre’yi yıllardır uzaktan tanırız. Onu, yarışmalara katılıp güzellik kraliçesi olmuş, sadece vücudu ve yüzü güzel bir kız olarak bilirdik. Oysa ne değerleri varmış, yeni öğrendik. Tatlı yumuşaklık, zarafet, etrafına uymak arzusu, tevazu, tabiatın cümbüşüne katılma çabası; güneşin, suyun, havanın sihrine, manzaranın harikuladeliğine ermek ve erişmek meyli… Nebahat Çehre o gün her günden daha güzel, daha zarif ve daha başkaydı.”   


KIRK DOUGLAS


Hollywood’un o günlerde pek popüler yıldızı Kirk Douglas, bir vesileyle İstanbul’a gelmiş. Haberde Douglas için şöyle deniliyor:
“Pürüzsüz, gergin bir yüz. Açık kumral, gür kaşların altında muzip bakışlı yemyeşil gözler. Kirk Douglas, yüzüne bakınca 30-35’inden fazla göstermeyen, orta boylu, ince yapılı, yakışıklı bir erkek.”


Bir Hollywood yıldızı İstanbul’a gelir de, bizim Yeşilçam yıldızları durur mu? Türk film prodüktörlerinin Douglas onuruna düzenlediği yemekli toplantıda Fatma Girik, ünlü yıldızdan imza istemiş. Hem de göğsüne! Neyse ki Douglas imzayı Girik’in koluna atmakla yetinmiş. Neriman Köksal ise Douglas’ı görür görmez yanağına öpücüğü konduruvermiş. Bu beklenmedik öpücük karşısında adamın şaşkınlığı yüzünden okunuyor.


GÖNÜL YAZAR


Haberin başlığı “Hanım Kaptan”. Özeti ise şöyle: “Stella Solaris isimli İtalyan gemisinin özel bir seferinde kısa bir süre şantöz olarak çalışan Gönül Yazar, gemiye biner binmez ilk iş olarak kaptan köşküne fırladı. Orada gördüğü aletlerin hepsine bir defa el sürmeden edemedi. Gönül, bu seyahatinden gecede tam 250 dolar aldı.”



O günlerde Ses dergisinin 125 kuruşa satıldığını hesap edersek, 250 dolar iyi para olsa gerek.


MÜZİK GÜNDEMİ ARALIK 2014


En son 2007 yılında “Eğlenilecek Kızlar Evlenilecek Kızlar” adını taşıyan mini bir albüm çıkaran Emel Müftüoğlu, artık albüm yapmayacağını, şarkıcılığını bıraktığını söylüyordu yakın çevresine. Ne ki geçen yıl bir röportajında bir “best of” albüme sıcak bakmaya başladığını söylemişti. Duydum ki şimdilerde böylesi bir albüm albüm için stüdyodaymış. Eski şarkılarının yeni düzenlemeleri ise yıllarca birlikte çalıştığı Murat Yeter yapıyormuş. Hayatlarımızın bir dönemine eşlik etmiş Emel şarkılarını yeni düzenlemelerle dinlemek fikri kulağa hiç fena gelmiyor doğrusu.


Türkiye gündeminin sürekli değişmesi, kazaların, ölümlerin üst üste gelmesi ve siyasi tansiyonun bir türlü düşmemesi müzik piyasasını fena vurdu. Aylardır hazır olduğu halde bekletilen ve piyasaya sürülmeyen bir dolu albüm var. Zuhal Olcay’ın, Funda Arar’ın, Göksel’in yeni albümleri bunların arasında. Ama galiba en merakla bekleneni de Kayahan’a saygı albümü. Önümüzdeki günlerde yine olağanüstü bir gündem değişikliği olmazsa, müzik sektörü, bu yeni albümlerle yeni yılda bir hayli hareketlenecek gibi gözüküyor. Bunlara şarkı seçimi ve kayıt aşamaları bir türlü bitemeyen Nilüfer, Ayşegül Aldinç ve Aşkın Nur Yengi albümlerini de dâhil edebiliriz ama 2015’e yetişirler mi, onu bilemem.


2014 yılını Timur Selçuk’la birlikte verdiği konserlerle geçiren Nükhet Duru, bu konserler sayesinde ülkenin en iyi performans şarkıcılarından biri olduğunu bilenlere hatırlattı, bilmeyenlere de ispatladı. Bunun üzerine bir de performans albümü gelmeli diye düşünüyordum ki, beklentim boşa çıkmadı. Nükhet Duru tamamen akustik ve canlı olarak kaydedilen yeni albümünde kendi sevdiği şarkıları söylüyor bu defa. Cem Adrian’dan “Ben Seni Çok Sevdim”, Dario Moreno’dan “Her Akşam Votka Rakı ve Şarap”, Nilüfer’den “Söyleyemedim”, Zuhal Olcay’dan “Yalnızlığım” bu şarkılardan sadece bir kaçı. Tam da Nükhet Duru kıdemi ve yetkinliğindeki bir şarkıcıya yakışacak türden bir albüm geliyor anlayacağınız.

YAZIN HİTLERİ


Kim ne derse desin, pop müzikte 2014 yılı hatırlandığında akla gelecek ilk iki şarkı Hande Yener’den “Alt Dudak” ve İrem Derici’den “Kalbimin Tek Sahibine” oldu. Bu ikisinin ardı sıra bir dolu şarkı sıralanabilir elbette ama en fazla bu iki şarkının ezber edildiği, dile düştüğü bir gerçek. İrem Derici kariyerinin başından beri tekliler ve mini albümlerle ilerliyordu ama 2015 için bir albüm hazırlığındaymış nihayet. 


Hande Yener ise “Alt Dudak”tan sonra nedense “N’aber” adlı şarkısına klip çekti. Oysa albümde çok daha etkili başka şarkılar var. 2015’te onların üzerine de oynar mı, yoksa Berksan’la yaptığı “Haberi Var mı?” şarkısı gibi yeni düetlerle mi ilerler, onu zaman gösterecek.

10 YIL SONRA VEDA


Demet Akalın, Seyhan Müzik’le yollarını ayırdığını Twitter hesabından duyurdu; daha doğrusu ima etti. Zaten bir süredir Gökhan Özen imzalı yeni bir şarkı kaydettiğini de biliyorduk. 10 yıldan fazladır süren Demet Akalın – Seyhan Müzik işbirliğinin sona erişi, Akalın kariyerini nasıl etkileyecek orasını bilmiyoruz şimdilik ama Demet, sektördeki üç majör firmadan birine transfer olacağının sinyallerini de yine sosyal medyadan verdi.


Müzik sektörünün ana akım firmalarından biri olan Sony Müzik atağa geçmiş gibi gözüküyor. Sıla, Gökhan Tepe ve Mehmet Erdem gibi üç çoksatar starı bünyesinde barındıran Sony Müzik, son olarak Rober Hatemo’yu transfer etti. Alternatif müziğin yükselen isimleri arasında sayılabilecek Ceylan Ertem’in yeni albümü “Amansız Gücenik” de Sony Müzik etiketiyle piyasaya çıktı. Sony Müzik’in tıpkı Ceylan Ertem gibi Ada Müzik’ten transfer ettiği bir başka alternatif müzisyen de Çiğdem Erken olmuş. Erken’in 2015 yılında piyasaya çıkacak yeni albümü Sony Müzik etiketiyle yayımlanacakmış. Üstelik düzenlemeler de İskender Paydaş imzası taşıyacakmış.

KARADENİZ MÜZİĞİ


Karadeniz müziğinin modası geçmiyor. Kazım Koyuncu ve Volkan Konak’la zirve yapan Karadeniz müziği kendi yıldızlarını çoktan yarattı ve bu türdeki albümler birçok pop albümünden fazla satıyor. 2013’de ilk albümünü yayımlayan Resul Dindar’ın ikinci albümü “Dalgalan Karadeniz”, Esen Müzik etiketiyle piyasaya çıktı. Kalan Müzik ise yakın tarihte “Karadeniz’e Mektup” adlı ilk albümüyle Gökhan Uzunali’yi lanse etti. 


Kalan Müzik’in Karadeniz müziğine bir başka katkısı ise “Karadeniz’e Kalan 2” albümü oldu. İlk albümün büyük satış başarısı yakalaması üzerine hazırlanan bu ikinci karma albümde de yine Selçuk Balcı’dan Koliva’ya, Volkan Arslan’dan Volkan Konak’a, Karadeniz müziğinin yakın dönem popüler isimleri ve daha önce adını duymadığımız yeni isimler var.

ROCK'IN DÜŞÜŞÜ


Türkçe “rock” müzik, 2000’lerde yakaladığı ivmeyi yavaş yavaş kaybetmeye başladı. Müzik kanalları ve radyoların yoğun baskısı “rock” müziği olmaması gerektiği kadar evcilleştirdi, yumuşattı. Üstüne bir de “arabesk-rock” diye bir kavram doğdu ve ortalıkta adamakıllı “rock” yapan pek az grup/şarkıcı kaldı. 2010 yılından bu yana albüm yapmayan Athena’nın yeni albümü “Altüst” bu boşluğu doldurmaya aday görünüyor. Bu türde bir parça daha “retro” stili sevenler ise Flört’ün yeni albümü “Hücum Kayıtlar”ı baş tacı edebilirler.


Alaturka müziğin en büyük eksiği yeni bestelerin üretilememesi… Bunun yanı sıra, Zeki Müren gibi, Emel Sayın gibi, Muazzez Abacı gibi karakteristik sesler de çıkmıyor artık. Alaturka türünde albüm yapmak konusunda inatla direnen bir iki firma kaldı. Bunlar arasında yer alan Elenor Müzik, son olarak Pınar Altınok’un “Doruktaki Şarkılar” albümünü, Yavuz Plak ise Aylin Şengün Taşçı’nın “Âşina” adlı albümünü piyasaya sürdü. Her iki albüm de yine eskiden beri bildiğimiz alaturka şarkılardan oluşuyor. 


KASIM 2014

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder