Bu Blogda Ara

24 Ağustos 2012 Cuma

Şimdi Haberler!


GRUPLAR SAVAŞIYOR! (BATTLE OF THE BANDS 2012)


Türkiye’de kurulan ilk üniversite radyosu Radyo Boğaziçi, 1992 yılından beri sadece üniversite öğrencilerinden kurulu yayın ekibiyle yayın hayatına devam ederken, bir taraftan da profesyonel organizasyonlara imza atarak dikkat çekiyor. Bu organizasyonlardan biri de amatör müzik gruplarının adlarını duyurmalarına imkân sağlayan “Battle Of The Bands”.

Bu sene on dördüncü kez düzenlenecek olan “Battle Of The Bands”de geride kalan 13 yıl içerisinde yarışmış isimler arasında Gripin, Direct-T, Badem, Sakin, Dorian, Vera, Zardanadam ve Yora gibi daha sonra müzik piyasasına profesyonel olarak giriş yapan gruplar da var.


Müzik piyasasına yeni isimlerin kazandırılması, genç isimlerin kendilerine bir çıkış yolu bulması ve nihayetinde sektöre taze kan pompalanması açısından bu tip yarışmalar çok önemli. Bununla birlikte Türkiye’de böylesi organizasyonların sayısı parmakla sayılacak kadar az. Yeri geldiğinde “Yeni isimler yeterince desteklenmiyor,” diyerek timsah gözyaşları döken müzik yapımcılarının her şeyden çok bu tip organizsyonları desteklemeleri gerekiyor. Ve tıpkı yurt dışında olduğu gibi burada da hedef kitlesi tamamen gençler olan pek çok ticari markanın sponsor olarak bu etkinlikleri desteklemesi kaçınılmaz bir zorunluluk. Radyo Boğaziçi “Battle Of The Bands” organizasyonuna bugüne dek sponsor olan isimler arasında Vodafone, Levi’s ve Redbull gibi markaları görmek bu bakımdan sevindirici.


“Battle Of The Bands”de bu yıl jürinin ön elemesini geçen yedi grup jürinin ve izleyicilerin karşısında canlı performans sergileyerek birincilik için yarışacak. Katılım için her grup kendine ait özgün bir eserle başvuru yapmak zorunda. Bu yıl için başvurular 11 Ağustos’da başladı ve 15 Eylül’e kadar devam edecek. Şartnameyi ve başvuru koşullarını okumak içinbu cümlenin üzerini tıklayabilirsiniz.

Eğer amatör bir grupta müzik yapıyor, işi profesyonelliğe vardırmak ya da sadece kendinizi sınamak istiyorsanız ve dahi çevrenizde bu niyette eşiniz dostunuz, tanıdığınız varsa harekete geçmekte gecikmeyin.

ORTASI DELİK, SİYAH, YUVARLAK ŞEYLER


Katalogundaki önemli albümleri yıllardır düzenli olarak yeniden basan Yaşar Plak bu defa çıtayı bir çizgi daha yükselterek, o albümlerin plak baskılarıyla karşımıza çıktı. Ajda Pekkan, Nil Burak ve Bergen’in birer, Nilüfer ve Ferdi Özbeğen’in ise dörder albümünün plak baskıları geçtiğimiz günlerde Yaşar Plak etiketiyle piyasaya sürüldü. Müzikseverler popüler müziğimizin seksenli yıllarından kayda değer bir kesiti plak üzerinde de dinleme şansına sahipler artık. Eskiden beri plak seven ve biriktirenler arşivlerindeki eksiklikleri tamamlayabilir, plak koleksiyonculuğuna yeni merak saranlar ise sahaflara bir servet ödemeden bu şahane albümlere sahip olabilirler.


Evet, sahafların özellikle internet satışlarının yaygınlaşmasından sonra, son birkaç yıldır sayıları giderek artan plak meraklılarına dünyayı dar ettikleri bilinen bir gerçek. Sahaflık bir kültürdür oysa. Alıp sattıklarınızın ne olduğunu, gelmişini, geçmişini iyi bilir, satış bedelini ona göre biçersiniz. Bir müşteri sahafa alış verişe gittiğinde çoğu kez daha önce bilmediği şeyleri öğrenip döner. Sahaflarla sadece ticari alış veriş değil, ortak bir ilginin, tutkunun, ayrıcalığın duygu ve bilgi alış verişi yapılır. Yani yapılırdı eskiden. Oysa bugün “Aaa bu ortası delik, siyah, yuvarlak şeyler iyi para ediyor, alayım, satayım bari,” mantığıyla plak ticareti yapan çok sayıda sahaf var, dolayısıyla plaklara konan bedeller de giderek saçma sapan bir hal alıyor.

Bundandır ki özellikle eski kataloglara yönelik tıpkıbasım plakların sayısı ne kadar artarsa o kadar iyi olacağını düşünüyorum. Kendini bildi bileli müziği plaklardan dinlemiş biri olarak müzik market raflarında gördüğüm her yeni plağın beni nasıl mesut ettiği ise tamamen insani takıntılarla ilgili bir duygusallık, aşırı hassasiyet durumu olabilir (Ajda ’90 plağını raflarda gördüğümde gözlerimin dolduğu da doğrudur.)

 

Tam da yeri gelmişken Yaşar Plak’ın bastığı on bir plağın listesini ve sahaf fiyatlarını yazmak istiyorum. (Sahaf fiyatları yazının yazıldığı tarih itibarıyla gittigidiyor.com ve sahibinden.com sitelerinden alınmıştır.)

Ajda Pekkan – "Sen Mutlu Ol" (45 ila 75 lira arası)
Nil Burak – "Benim Sevdam" (100 lira)
Bergen – "Acıların Kadını" (300 ila 400 lira arası)
Nilüfer – "Sensiz Olmaz" (150 lira)
Nilüfer – "84" (70 ila 100 lira arası)
Nilüfer – "Bir Selam Yeter" (150 lira)
Nilüfer – "Geceler" (350 lira)   
Ferdi Özbeğen – "Yaşadıkça" (20 ila 40 lira)
Ferdi Özbeğen – "Nice Yıllara" (25 ila 50 lira arası)
Ferdi Özbeğen – "Bir Sır Gibi" (100 lira)
Ferdi Özbeğen – "Başka Başka Bambaşka" (20 ila 80 lira)

Bu albümlerin yeni baskılarını müzik marketlerden 40 ila 50 arasındaki fiyatlarla almanız mümkün.

 

Bu yeni baskıların orijinalleri kadar kaliteli olmadığını, ses kaybı olduğunu, bazılarının şarkı dizimlerinde hukuki problemlerden dolayı orijinal sıralamaların kullanılmamış olduğunu filan söyleyebilirsiniz. Tüm bunlar zaman içerisinde aşılabilecek sıkıntılar. Önemli olan plak kültürünün hem dinleyici hem de firmalar nezdinde yeniden önem kazanıyor olması. Nitekim takip edenler bilirler, geçtiğimiz bir yıl içerisinde Yavuz Plak ve Emre Plak da çok sayıda eski albümü plak formatında yeniden bastı. Yavuz Plak’ın Cem Karaca, Zeki Müren ve Müzeyyen Senar albümleri, Emre Plak’ın Barış Mançoları ve doksanlı yıllar Ajda albümleri de meraklısına az şey değildi doğrusu.


Bunlar daha ilk adımlar ama hiç de küçümsenmeyecek ilk adımlar. Umarım hem Yaşar, Yavuz ve Emre  gibi eski ve köklü plak şirketlerimiz, hem de sektörün iki binli yıllarını damgasını vuran firmalar kataloglarındaki albümleri plak olarak basmaya devam ederler. Plağın alıcısı hiç bitmez, buna emin olsunlar yeter.

GAZİNO SHOW YENİ KADRO, İLK TEMSİL!


Geçtiğimiz sezon iki kez Bostancı Gösteri Merkezinde, bir kez de Turkcell Kuruçeşme Arena’da perdelerini açan Gazino Show, bu defa yeni kadrosuyla bir kez daha izleyicilerle buluşmaya hazırlanıyor.

Bir Hakan Eren projesi olan Gazino Show, bir zamanlar gazinolarda dinlediğimiz sesleri, izlediğimiz yüzleri yine bir gazino programı kurgusu içerisinde karşımıza getirmekle kalmadı, günümüz eğlence sektörüne de taze kan getirdi. Duyduklarıma göre önümüzdeki kış sezonunda üç dört farklı gazino projesi birden hayata geçecekmiş. Doksanlardaki bar konsepti çoktan iflas etmiş, gece hayatında sadece “rock” gruplarının sahne alabildiği mekânlar ve “dj” müziği yapan kulüpler kalmışken, bir zamanların gazino eğlencelerinin bugünün şartlarında yeniden canlanıyor olması sevindirici. Çünkü hali hazırda sektörde bir çok şarkıcı şarkı söyleyecek, işini yapacak mekân bulamamaktan şikayetçi.



29 Ağustos Çarşamba gecesi Turkcell Kuruçeşme Arena’da izleyici karşısına çıkacak Gazino Show 2 kadrosunda Muazzez Abacı, Ümit Besen, Yeliz, Semiha Yankı, Yeşim, Handan Kara, Metin Ersoy, Suna Yıldızoğlu ve Tüdanya var. Arabeskten popa, oradan alaturkaya, büyük orkestrasıyla, şovuyla yine şahane bir eğlence bekliyor o geceye bilet alacakları.



“Olmaz Böyle Şey”le Türk popuna silinmez bir imza atmış Yeşim...

İlk Eurovision temsilcimiz Semiha Yankı...

 “Kalipso” kralı Metin Ersoy...

Seksenli yılların arabesk kraliçelerinden Tüdanya...

Tarabya tavernalarının unutulmaz sesi Ümit Besen...

Türk filmlerinde bugün dahi dinlediğimiz bir çok şarkıya sesiyle hayat vermiş Handan Kara...

Sesi ve şarkıcılık tekniğiyle bugünde yürekleri titreten, iki binlerin pop müziğinde de adından söz ettiren Yeliz...

Ülkenin en meşhur “yabancı gelin”i Suna Yıldızoğlu...

Ve alaturkada ekol olmuş bir assolist, Muazzez Abacı’yla dört başı mamur bir gece, yetmiş ve seksenli yıllardan iki binlere çıkıp gelmiş bir gazino dolusu eğlence.

Sahne üzerinde görünmese de salonu tatlı bir avazla çınlatan zevcem Elhan Tok’un fevkalade sunuculuk marifeti de cabası. (Benden duymuş olayın ama başka sürprizler de olacakmış o gece.) Gelin, görün. Pişman olmayacaksınız.   



AĞUSTOS 2012

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder