Bu Blogda Ara

25 Ocak 2012 Çarşamba

Eurovision 2012 Günlüğü 2

“Yerevizya Mahnı Müsabikesi”


2012 yılı Eurovision Şarkı Yarışmasında hangi ülkelerin hangi yarı finalde yarışacağı bu akşamüzeri Bakü’de çekilen kura sonucu belli oldu. Türkiye ikinci yarı finalde, yani 24 Mayıs gecesi yarışacak.

Azerbaycan “televizyası” tarafından yapılan canlı yayın TRT Müzik’te Cüneyt Asi Duru ve Bahar Akça’nın sunduğu “Müzik-Market” programı içerisinde ekrana getirildi. Stüdyoda Bülent Özveren, Semiha Yankı ve Can Bonomo vardı. Elbette Sayın Özveren’in yorumlarından diğerlerine pek konuşacak fırsat kalmadı ama yine de 1975 ve 2012 temsilcilerini yan yana getirmek ciddi bir programcılık başarısıydı; programın yapımcılarını tebrik etmek lazım.


(Bu arada yeri gelmişken, halen Türkiye televizyonlarında, en kral ve en kuvvetli müzik kanallarımız da dahil olmak popüler müziğin nabzını bu kadar günü gününe, bu derece iyi tutabilen bir başka müzik programı daha yok. Özellikle Cüneyt Asi Duru’nun müziğe olan tutkusu ve birikimiyle sürüklediği, seyri son derece keyifli bir program Müzik Market. Hafta içi her gün 18:00’da TRT Müzik’te ekrana geliyor, aklınızda bulunsun.)


Bilmeyenler için hatırlatayım; Eurovision Şarkı Yarışması iki yarı final ve bir final olmak üzere toplam üç gecede tamamlanıyor. Avrupa Yayın Birliği’nin kurucuları olan ve “big five” (beş büyük) diye anılan İngiltere, Fransa, Almanya, İspanya ve İtalya yarı finallere katılmıyor, doğrudan finalde yarışıyor (Özveren canlı yayında “big five”ı “parayı veren düdüğü çalar ülkeleri” diye adlandırıp yine kinayenin büyüğünü yapmaktan geri kalmadı.)

Bir de o yıl yarışmayı düzenleyen ülke, yani bir yıl öncesinin birincisi de finalde doğrudan yarışıyor. Kalan ülkelerse çekilen kura sonucu iki yarı finale dağıtılıyor. Her yarı finalde herkes kendi grubundaki ülkelere oy verebiliyor. “Big five” ve ev sahibi ülke ise yine çekilen kura ile iki geceden birinde oy kullanacak şekilde dağıtılıyor.


İşte bu akşam çekilen tüm bu kuralar sonucu Türkiye ikinci yarı final gecesine kalarak avantajlı bir konuma yerleşti. Zira yarışmanın yıllardır süren seyrinde bize puan veren ve vermeyen ülkeler kefeye konduğunda, ekseriya puan veren ülkelerden oluşan bir gruba denk geldik. Grubumuzda Almanya, İngiltere, Fransa ve Hollanda gibi Türk nüfusun da yaşadığı ve hemen her sene puan aldığımız dört ülkenin yanı sıra, yine yakın kültürel bağlarımız nedeniyle oy aldığımız Makedonya ve Bosna Hersek de var. Ukrayna ve Malta’dan da oy gelme ihtimali olduğu göz önüne alınırsa neden avantajlı olduğumuz ortaya çıkıyor.

Tabii aslında ak koyun kara koyunu belli eden tek kriter şarkının kendisi. Öncesinde ne kadar tahminde bulunsak boş. Şarkı beğenilmezse Türk diasporası filan zerre işe yaramıyor; geçen sene gördük nitekim. O yüzden en sağlıklı tahminleri ancak şarkı belli olduktan sonra yapabiliriz/yapmalıyız.


Rusya’nın diğer grupta kalması da sevindirici zira SSCB’den kopmuş ülkelerin ezeli ve ebedi tüm puanları Rusya’ya gidiyor. Aynı şekilde senelerdir kör sağır birbirini ağırlayan Yunanistan ve Kıbrıs (“Rum Kesimi” tabii ki; yanlış olmasın) da aynı gruptalar. “Al gülüm ver gülüm” eylesinler gönüllerince. Buna mukabil Azerbaycan bizim grupta olsa iyi olurdu haliyle bir “al gülüm ver gülüm” de biz yapardık ama neyse; artık final gecesi yaparız.

Bu arada Can Bonomo’nun yayın süresince konuşabildiği sayılı dakikalarda hazırladığı şarkı/şarkılar üzerine söylediklerini de aktarayım hemen. Şarkının İngilizce olacağı kesin gibi. Şu an iki üç şarkı varmış hazırlanan ve TRT’ye sunulacak olan ama Bonomo ve ekibi bir şarkıya daha fazla yükselmişler gibi görünüyor; yani söylediklerinden öyle anladım. Zaten şarkının ay sonunda netleşmesi gerekiyor ki neresinden baksanız bir hafta zaman kaldı.


Bu akşam Bakü’den yapılan canlı yayında bu seneki yarışmanın sloganı ve logosu da açıklandı. Azerbaycan, tanıtımlarda “land of fire” (ateş diyarı) olarak lanse ediliyor. Özveren’in bu konudaki açıklamasına göre hem petrol hem de doğal gaz çıkan bu topraklarda ikisinin bir araya gelmesinden oluşan ateşin tanımlamasıymış bu. Pek romantik gelmiyor kulağa ama öyleyse öyledir, ne diyelim. Neyse, buradan yola çıkarak da alev/ateş motifli bir logo ve “light your fire” (ateşini yak/ateşle) sloganını seçmişler. İnsanoğlu var olduğundan beri yeryüzünün dört elementinden biri olan ateşi kullanıyor. Eh bu da yarışmanın hümanist ve siyasetler üstü (özde değil sözde elbette) ana temasına cuk oturuyor. 

Bir de bu akşamki canlı yayında Bakü Belediye Başkanının bir konuşması vardı ki sahiden şahaneydi. Bu Azerbaycan Türkçesi ile Türkiye Türkçesi arasındaki anlam farklılıkları, onların dili kullanma biçimleriyle bizim yıllar içinde kibarlaşmış (belki de kabalaşmış) Türkçemizin tezatları belli ki Azerbaycan serüvenimiz boyunca bizi epeyce eğlendirecek. Bu akşam Sayın Belediye Başkanının her “Yerevizya Mahnı Müsabikesi” (Eurovision Şarkı Yarışması) deyişinde çok eğlendim mesela ben. Bir de Azerilerin yarışmayı kazandıkları gece “sehere kedar tantana” ettiklerini anlatması pek hoştu.


Bu arada bu sene yarışmaya katılacak diğer ülkelerde de faaliyetler devam ediyor. Hatta şu ana dek birkaç ülke yarışmaya göndereceği şarkı ve şarkıcıları belirledi bile.

Bunlardan biri Danimarka. Danimarka’yı 1990 doğumlu Soluna Samay “Should’ve Known Better” adlı şarkıyla temsil edecek. Samay’ın bugüne dek yayımlanmış bir albümü var. Yani henüz yolun başında bir müzisyen. Şarkısına gelen ilk tepkilerse olumlu. Bir Eurovision şarkısından çok, Avrupa popüler müzik piyasasında duymaya alıştığımız şarkılara benziyor. Buyurun bir de siz dinleyin.


Arnavutluk 20 finalistin katıldığı bir yerel final yaparak birincisini belirledi ve ülkeyi temsil etmek üzere seçilen isim aslen Kosovalı olan Rona Nishliu oldu. “Suus” fena halde eski stil bir performans şarkısı. Arnavutların daha önce gönderdiği şarkılara da bakılırsa böyle bir beğenileri olduğu söylenebilir. Bu arada bu şarkı tam Sertablık (sal sesini âlem duysun.) Hani Türkçe söz yazıp söylese yadırgamayız, o derece.


İsviçre’nin yerel finallerinden birinci çıkan Sinplus adlı grup Ivan ve Gabriel adlarını taşıyan İtalyan kökenli iki kardeşten oluşuyor. Broggini kardeşler “britpop” sularında dolaşan ve kolay dile yerleşen “Unbreakable” adlı şarkıyla İsviçre’yi temsil edecekler.


Bir de bizim gibi şarkıcısını seçip de şarkısını seçmeyen ülkeler var. İlginizi çeker mi bilmem ama o ülkeler ve şarkıcılarının adları da şöyle sıralanıyor; Belçika (Iris), Bosna Hersek (Maya Sar), Karadağ (Rambo Amadeus), Makedonya (Kaliopi), Sırbistan (Zejko Joksimovic), İspanya (Pastora Soler), Hırvatistan (Nina Badric), Fransa (Anggun), Kıbrıs (Ivi Adamou).

Eurovision günlüğü önümüzdeki günlerde en taze gelişmelerle devam edecek. Takipte kalın!

OCAK 2012

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder